toplayan

listen to the pronunciation of toplayan
Türkisch - Englisch
accumulative
collecting
collector
convening
toplayan kimse
collector
topla
gather

He gathered his children around him. - O, çocuklarını kendi etrafına topladı.

Naples gathers many tourists. - Napoli çok sayıda turist toplar.

topla
{f} gathering

The squirrel was busy gathering nuts. - Sincap fındık toplamayla meşguldü.

We had to postpone the gathering because of rain. - Biz yağmur nedeniyle toplantıyı ertelemek zorunda kaldık.

topla
made up
topla
{f} collected

He collected a lot of stamps. - O, çok sayıda pul topladı.

Tom has collected a great many butterflies. - Tom pek çok kelebek topladı.

topla
sum up

Can you briefly sum up what was said at the meeting? - Toplantıda ne söylendiğini kısaca özetleyebilir misin?

topla
{f} bunch
topla
add up

Please add up the numbers. - Lütfen sayıları toplayınız.

These figures don't add up. - Bu şekiller toplanmaz.

topla
summon up

Summon up your courage and tell the truth. - Cesaretini topla ve gerçeği söyle.

topla
reunite
topla
round up
topla
{f} muster

Tom finally mustered up the courage to ask Mary out. - Tom sonunda Mary'ye çıkma teklif etmek için cesaretini topladı.

Tom finally mustered up the courage to ask Mary to lend him the money he needed. - Tom sonunda Mary'nin onun ihtiyacı olan parayı ona ödünç vermesini isteme cesaretini topladı.

topla
assemble

The crowd assembled in front of the post office. - Kalabalık postanenin önünde toplandı.

The police assembled a lot of evidence against him. - Polis onun aleyhinde birçok kanıt topladı.

topla
pick

A magnet can pick up and hold many nails at a time. - Bir mıknatıs bir seferde çok sayıda çiviyi toplayabilir ve tutabilir.

After I pick some blueberries, I make a tart. - Biraz yaban mersini topladıktan sonra, bir pasta yaparım.

topla
make up

They make up about 12.5 percent of the total population. - Onlar toplam nüfusun yaklaşık yüzde 12,5'ğunu oluşturuyorlar.

Americans who are over sixty-five make up 12.5% of the total population. - Altmış beşten fazla Amerikalılar toplam nüfusun% 12.5'ini oluşturuyor.

topla
{f} summed
topla
{f} harvest

I don't harvest their olives. - Onların zeytinlerini toplamam.

In November, olives are harvested from the trees to make oil. - Kasım ayında zeytinler yağı çıkarılmak üzere ağaçlardan toplanır.

topla
bunched
damlayan şeyi toplayan kap
dripping pan
dikkati toplayan şey
focus
nal toplayan yarışçı
tailender
para toplayan kimse
fund raiser
seyirci toplayan oyun
drawing card
seyirci toplayan oyun
drawcard
sipariş toplayan kimse
canvasser
topla
recruit
topla
make#up
topla
sumup
topla
sum

The sum of 5 and 3 is 8. - 5 ve 3'ün toplamı 8'dir.

In a closed system the sum of the contained energies remains constant. - Kapalı bir sistem içerisinde bulunan enerjilerin toplamı sabit kalır.

topla
convoke
topla
sum#up
topla
collecting

Tom isn't currently collecting unemployment benefits. - Tom şu an işsizlik ödeneğini toplamıyor.

Tom's hobby is collecting photos of cars. - Tom'un hobisi araba fotoğrafları toplamaktır.

topla
three-pronged pitchfork
yardım toplayan kimse
collector
Türkisch - Türkisch

Definition von toplayan im Türkisch Türkisch wörterbuch

topla
Üç parmaklı diren
topla
Üç parmaklı dirgen
toplayan
Favoriten