to come to the attention of medical staff

listen to the pronunciation of to come to the attention of medical staff
Englisch - Türkisch

Definition von to come to the attention of medical staff im Englisch Türkisch wörterbuch

present
{i} mevcut

Tom'un dışında herkes mevcuttu. - All but Tom were present.

Kabinenin her üyesi mevcuttu. - Every member of the cabinet was present.

present
{i} şu an

Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır. - My uncle is staying in Hong Kong at present.

O, şu anki maaşından memnun. - She is content with his present salary.

present
{s} halihazırdaki
present
{s} şimdiki

Geçmişte değil, şimdiki zamanda yaşamalısın. - You must live in the present, not in the past.

Şimdiki işimi bırakacağım. - I am going to leave my present job.

present
{i} hediye, armağan
present
gün

Doğum günü hediyesi olarak sana kalem aldım. - I got you a pen as a birthday present.

Büyükbabam bana bir doğum günü hediyesi verdi. - My grandfather gave me a birthday present.

present
bergüzar
present
{i} belge
present
sahnede göstermek
present
tanıtmak
present
{i} şimdiki zaman

Şimdiki zaman gibi zaman yok. - There's no time like the present.

Hepimiz şimdiki zamanın yanı sıra geçmişle ve gelecekle bağlandık. - All of us are connected with the past and the future as well as the present.

present
{f} takdim etmek
present
takdim etme
present
şu anki

Tom şu anki maaşından memnun değil. - Tom isn't content with his present salary.

Şu anki maaşından memnun musun? - Are you content with your present salary?

present
bugünkü

Bugünkü durumundan memnundur. - He is content with his present state.

Tom bugünkü maaşından memnun. - Tom is content with his present salary.

present
(fiil) sunmak, sahneye koymak, vermek, bulunmak (iltifat), tanıtmak, takdim etmek, ortaya koymak, ileri sürmek, aday göstermek, arzetmek, çıkarmak, ibraz etmek, nişan almak, doğrultmak (silah), doğrultmak, sahnelemek
present
{s} bulunan, hazır, mevcut: the animals present in this region bu bölgede bulunan
present
{s} adı geçen
to come to
gelmek

Tom Mary'nin onun partisine gelmek istediğini duyduğunda gerçekten memnun oldu. - Tom was really glad to hear that Mary wanted to come to his party.

Ebeveynlerimin evine gelmek ister misin? - Would you like to come to my parents' house?

to come to
gelinmek
Englisch - Englisch
present

The patient presented with insomnia.

to come to the attention of medical staff

    Silbentrennung

    to come to the at·ten·tion of me·di·cal staff

    Türkische aussprache

    tı kʌm tı dhi ıtenşın ıv medıkıl stäf

    Aussprache

    /tə ˈkəm tə ᴛʜē əˈtensʜən əv ˈmedəkəl ˈstaf/ /tə ˈkʌm tə ðiː əˈtɛnʃən əv ˈmɛdəkəl ˈstæf/

    Wort des Tages

    diminutive
Favoriten