şu an

listen to the pronunciation of şu an
Türkisch - Englisch
{i} present

The present government has many problems. - Şu andaki hükümetin çok sayıda problemleri var.

At present they are working for a big company in England. - Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.

this instant
{i} now

Long skirts are out of fashion now. - Şu an uzun eteklerin modası geçmiştir.

If it weren't for her help, I would not be alive now. - Onun yardımı olmasa, şu an hayatta olmam.

at the moment

Our prospects for victory are excellent at the moment. - Zafer umutlarımız şu anda mükemmel.

Tom isn't here at the moment. - Tom şu anda burada değil.

at present

Everything is going well at present. - Şu anda her şey iyi gidiyor.

I don't need money at present. - Benim şu anda paraya ihtiyacım yok.

şu an
Favoriten