the period of time during which one abstains from or eats very little food

listen to the pronunciation of the period of time during which one abstains from or eats very little food
Englisch - Türkisch

Definition von the period of time during which one abstains from or eats very little food im Englisch Türkisch wörterbuch

fast
yapışmak
fast
(Tıp)

Ben, özellikle Pekin gibi büyük şehirler ile ilgili olarak Çin'i tek bir cümleyle açıklayabilirim. - Çin, yaşam hızı hem hızlı hem de keyifli bir ülkedir. - I can describe China, especially in relation to big cities like Beijing, in one sentence - China is a country whose pace of life is both fast and leisurely.

Gözlerinizi açık tutun, hızlı olacak. - Keep your eyes open, it's going to happen fast.

fast
(Argo) hovarda
fast
sıkı olarak
fast
{s} sabit
fast
{s} seri
fast
çabucak

Tom'un uyumada problemi olduğunda, o kakımları saymaya başlar.O, onu çabucak sakin bir hale getirir. Ve o kakımları elliye kadar sayabilmeden önce derin uykuya dalar. - When Tom has trouble sleeping, he starts counting stoats. That quickly brings him into a peaceful mood, and he is fast asleep before he could count the stoats to fifty.

fast
{s} dayanıklı
fast
(sıfat) çabuk, hızla, hızlı, rengi atmaz, solmaz, su gibi, süratli, seri, ileri (saat), eli çabuk, tez canlı, uçarı, dayanıklı, sağlam, değişmez, sabit, sıkı, ayrılmaz
fast
{s} su gibi
fast
eğlenceye düşkün
fast
{s} hızla

Dünya hızla değişiyor. - The world is changing fast.

Koko, hızla öğrenmeye devam etti. - Koko continued to learn fast.

fast
{s} sıkı

Bu ağaca sıkı dayanın. - Hold fast to this tree.

Tüm gevşek düğümleri kontrol edin ve onları sıkı bağlayın. - Check all the loose knots and fasten them tight.

fast
{s} değişmez
fast
defalarca
fast
{s} ayrılmaz
fast
metin
fast
derin olarak
fast
{s} hafifmeşrep. z. çabuk, tez
Englisch - Englisch
fast
the period of time during which one abstains from or eats very little food
Favoriten