tasla

listen to the pronunciation of tasla
Türkisch - Englisch
draft
design
tas
{i} bowl

Tom is sketching a bowl of fruit. - Tom bir kase meyve taslağı çiziyor.

Tom poured milk into a bowl for his cat. - Tom kedisi için tasa süt döktü.

tas
{i} vessel
taslamak
pose
taslamak
{f} affect
tas
(Gıda) pies bowl
taslamak
fake
taslamak
feign
tas
handbasin
tas
basin
tas
brim over
tas
bubble over
taslamak
dissimulate
tas
bowl, cup, basin
tas
metal bowl; porringer: tıraş tası shaving bowl
tas
wide, metal cup; porringer: çeşme tası metal drinking cup attached by a chain to a fountain
taslamak
represent
taslamak
{f} assume
taslamak
put it on
taslamak
to pretend, to feign, to fake
taslamak
pretend to
taslamak
posture
taslamak
to hew, shape
taslamak
to try to make others think one is (something one isn't); to act as if one were (something one is not): Kibarlık taslıyor. He's trying to make us think he's got manners
Englisch - Englisch

Definition von tasla im Englisch Englisch wörterbuch

TAS
tool-assisted speedrun
tas
Tanzania Assistance Strategy
tas
Targeted Assistance School Title I programs providing supplementary services to eligible educationally disadvantaged students
tas
True Airspeed
tas
True Air Speed
tas
A heap
tas
Toll Administration Subsystem
tas
Abbreviation for Tropical Atlantic Study, a part of the TTO program
tas
Hebrew for Breastplate, although more commonly referred to as Choshen
tas
Tel-Assistance  
tas
Traceable author statement: Anything in a review article where the original experiments are traceable through that article, or in a textbook or dictionary [e g "everybody" knows that enolase is a glycolytic enzyme]
tas
Tolerance Assessment System Source: US EPA
tas
To tassel
tas
True Airspeed Rectified airspeed corrected for altitude and outside air temperature
tas
Tuition Assurance Scheme The objective of this scheme is to ensure that overseas students receive the education or training for which they have paid
tas
Tasmania
Türkisch - Türkisch

Definition von tasla im Türkisch Türkisch wörterbuch

tas
(sıfat) Bir taşın alacağı miktarda olan
tas
Başa giyilen metal koruyucu: "Tulumbacılar yangınlarda başlarına kalaylı taşlar giyerler."- S. Birsel
TAS
(Osmanlı Dönemi) (C.: Atvâs) Meşhur bir kabın adı. Tas
Tas
hunu
Taslamak
geçinmek
tas
Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.den yapılmış kap
tas
Eski bir Türk sazı
tas
içine sulu şeyler konulan kap
tas
Bir tasın alacağı miktarda olan
tas
Başa giyilen metal koruyucu
taslamak
Bir taşın kaba bölümlerini, çıkıntılarını almak
taslamak
Gözetlemek, gizlice izlemek
taslamak
Hazırlanmış kitap kapağının cilt beziyle kaplanması ve kapağın yan kâğıdıyla birleştirilmesi
taslamak
Kendinde olmayan bir değeri varmış gibi göstermek
Englisch - Türkisch

Definition von tasla im Englisch Türkisch wörterbuch

TAS
(Askeri) taktik atmosferik bilgi özeti; gerçek hava hızı (tactical atmospheric summary; true air speed)
tasla
Favoriten