tıkmak

listen to the pronunciation of tıkmak
Türkisch - Englisch
shove
to cram, jam, thrust, or stick (someone, something) (forcibly or quickly) into (a place)
cram
stuff
to thrust, to squeeze, to stuff, to cram (into); to coop sb/sth up (in sth)
wedge
tuck in
coop
tuck
put
coop up in
coop up
squeeze
cram into
thrust
jam
tık
click

Tom clicked on the thumbnail so he could see a larger version of the same image. - Tom aynı görüntünün daha büyük versiyonunu görebilsin diye minyatür çizim üzerine tıkladı.

Open an image and select an image layout. Click Open for opening an image. Click Quit for quitting the program. Image Layout feature allows you to view in any layout. - Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için Aça tıklatın. Programdan çıkmak için Çıkışı tıklatın. Resim Düzeni özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.

tık
cram

The boy crammed all his clothes into the bag. - Çocuk bütün elbiselerini çantaya tıktı.

Tom crammed everything into his suitcase. - Tom her şeyi valizine tıktı.

Tık
tick
ahıra tıkmak
crib
delike tıkmak
slang to throw (someone) in jail, imprison, jail, jug, lock (someone) up
deliğe tıkmak
to put into jail, to clap sb in/into jail
hapise tıkmak
(Konuşma Dili) to put (someone) in prison, imprison, throw (someone) into jail, jail
içeri atmak/tıkmak
(Konuşma Dili) to throw (someone) in the clink
içeri atmak/tıkmak
to put (sb) in jail
içeri tıkmak
to clap sb in/into jail, to lock sb up
içeri tıkmak
clap on
kodese tıkmak
slang to throw (someone) in the clink
kodese tıkmak
to clap sb in/into jail
kodese tıkmak
jug
tık
crammed

The boy crammed all his clothes into the bag. - Çocuk bütün elbiselerini çantaya tıktı.

Tom crammed everything into his suitcase. - Tom her şeyi valizine tıktı.

zorla tıkmak
ram
çanına ot tıkamak/ tıkmak
1. to put (someone) out of operation, put the kibosh on. 2. to shut (someone) up, muzzle, silence
Türkisch - Türkisch
tıkmak
Favoriten