tüketmek

listen to the pronunciation of tüketmek
Türkisch - Englisch
use up
consume

Japan consumes a lot of paper. - Japonya, çok fazla kâğıt tüketmektedir.

exhaust
to consume, to deplete; to use up, to expend; to spend; to exhaust; to drain sb
spend
deplete
extinguish
finish
expend
eat
waste
wear out
whittle away
to exhaust; to use up, expend; to spend
(Ekonomi)to consume
work out
drain
destroy
swallow up
whittle off
erode
dispose of
eat up
wear away
(Hukuk) to consume
corrode
fresh out of
go through
run out
(Ticaret) absorb
get through
dry up
run out of
finish off
eat sth up
use
eat into sth
finish sth off
(deyim) run through
outwear
bankrupt
tüketme
{i} consuming

They'll go on consuming too much. - Çok fazla tüketmeye devam edecekler.

Consuming less fuel is better for the environment. - Daha az yakıt tüketmek çevre için daha iyidir.

tüket
consume

Japan consumes a lot of paper. - Japonya, çok fazla kâğıt tüketmektedir.

The growth of online shopping and booking has greatly improved life for the consumers. - Online alışveriş ve rezervasyonun büyümesi tüketiciler için hayatı oldukça iyileştirdi.

tüket
{f} sap
nefes tüketmek
waste one's breath
tüketme
exhaust
tüketme
{i} expenditure
tüketme
exhaustion
tüketme
annihilate
tüket
{f} exhausted

They exhausted all the resources of the country. - Onlar ülkenin tüm kaynaklarını tükettiler.

We exhausted our funds. - Biz para kaynağını tükettik.

tüket
{f} exhausting
soyunu tüketmek
to consume soy
tüketme
exhausting
alkol tüketmek
consume alcohol
boşuna nefes tüketmek
to waste one's breath
nefes tüketmek
1. to talk at great length, talk until one is blue in the face. 2. to expend a lot of hot air for nothing, waste one's breath
nefes tüketmek
to waste one's breast
sabrını tüketmek
try one's patience
sabrını tüketmek
acerbate
sıfırı tüketmek
slang 1. to be left with absolutely nothing. 2. to go for broke (as a matter of necessity). 3. for one's patience to come to an end. 4. to die, croak, kick the bucket, give up the ghost
sıfırı tüketmek
a) to have no strength left b) to be down and out, to be on one's beam ends
tüketme
demolition
tüketme
depletion
yüreki tükenmek/ tüketmek
to wear oneself out (trying to explain something)
Türkisch - Türkisch
Yürüyerek aşmak, bitirmek
Güçsüzleştirmek, bezdirmek
Kullanarak, harcayarak yok etmek, bitirmek, yoğaltmak: "Titreyen elleri baş ucundaki sürahiye gide gele içindeki suyu tüketmişti."- E. E. Talu
Kullanarak, harcayarak yok etmek, bitirmek, yoğaltmak
ifna etmek
istihlak etmek
Tüketme
ifna
tüketme
Tüketmek işi
Englisch - Türkisch

Definition von tüketmek im Englisch Türkisch wörterbuch

use kullanmak; kullanmak, suistimal etmek; kullanip bitirmek, tüketmek
kullanım tablosu
tüketmek
Favoriten