subordinate, not primary

listen to the pronunciation of subordinate, not primary
Englisch - Türkisch

Definition von subordinate, not primary im Englisch Türkisch wörterbuch

secondary
{s} ikincil

Bu problem sadece ikincil derecede önemli. - This problem is only of secondary importance.

Teleskopların birincil ve ikincil aynası vardır. - Telescopes have a primary and a secondary mirror.

secondary
{s} tâli
secondary
ikinci derecede olan
secondary
(Biyoloji) sekonder
secondary
{i} uydu
secondary
evvelce teşekkül etmiş kaya içinde toplanan taş veya maden kabilinden
secondary
elek
secondary
(sıfat) ikinci, orta, orta dereceli, ikinci derecede, ikincil, ikinci dereceli, önemsiz, ara (renk), tâli
secondary
{i} ikinci dereceli şey
secondary
{i} sekonder devre
secondary
{s} orta

Ortaokul diplomalarını aldıktan sadece iki yıl sonra, bugün genç insanlar okulda öğrendiklerinin sadece yüzde onunu biliyorlar. Bu çılgınca! Yüzde yüz için çaba göstermeliyiz. - Only two years after receiving their secondary school diploma, young people today know merely ten percent of what they learned on school. That's crazy! We must strive for 100 percent.

1873 yılında bütün ailesiyle birlikte Varşova'ya taşındı ve o zamandan sonra Veteriner Enstitüsü ve bir ortaokulda Almanca dersi verdi. - In 1873 he moved to Warsaw with his whole family, and from that time taught German at the Veterinary Institute and at a secondary school.

secondary
{s} ikinci derecede

On iki rengin bir toplamı için üç ana renk ve dokuz ikinci derecede renk vardır. - There are three primary colours and nine secondary colours for a total of twelve colours.

secondary
delege
secondary
kuş kanadının ikinci mafsalındaki tüy
secondary
{s} ara (renk)
secondary
{s} orta dereceli
Englisch - Englisch
secondary
subordinate, not primary
Favoriten