ortaya çık

listen to the pronunciation of ortaya çık
Türkisch - Englisch
come out

The truth will come out. - Gerçek ortaya çıkacak.

Tom doesn't want the truth to come out. - Tom gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyor.

{f} surfacing
arisen

This question has often arisen. - Bu soru sık sık ortaya çıktı.

The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions. - Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.

arose

This tradition arose in China. - Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.

The earliest civilizations arose in Mesopotamia. - En eski uygarlıklar Mezopotamya'da ortaya çıktı.

arise

The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions. - Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.

How did this misunderstanding ever arise? - Bu yanlış anlama nasıl ortaya çıktı?