However long you try to hide it, the lies will come out anyway.
- Ne kadar saklamaya çalışırsan çalış, yalanlar her zaman ortaya çıkar.
Dreams always come out differently.
- Hayaller her zaman farklı olarak ortaya çıkıyor.
A new difficulty has arisen.
- Yeni bir zorluk ortaya çıktı.
This question has often arisen.
- Bu soru sık sık ortaya çıktı.
This tradition arose in China.
- Bu gelenek Çin'de ortaya çıkmıştır.
The accident arose from a simple mistake.
- Kaza basit bir hatadan ortaya çıktı.
Trade friction might arise between the two nations at any moment.
- İki ülke arasında her an bir ticari sürtünme ortaya çıkabilir.
The problem has arisen simply because you didn't follow my instructions.
- Problem sadece benim talimatlarımı izlememenizden ortaya çıktı.