o zamanlarda

listen to the pronunciation of o zamanlarda
Türkisch - Englisch
at that time
o zaman
then

I cannot believe you did not see him then. - O zaman onu görmediğine inanmıyorum.

I was watching TV then. - O zamanda televizyon seyrediyordum.

o zaman
at the time

Tom claims he was drunk at the time. - Tom o zaman sarhoş olduğunu iddia ediyor.

Tom claimed that he was working at the time. - Tom o zamanda çalıştığını iddia etti.

o zaman
when then
O zaman
that time

By that time I'll have already left. - O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.

I was cleaning my room for that time. - Ben o zaman odamı temizliyordum.

O zaman
that the time
o zaman
in that case
o zaman
then of
o zaman
at that time

Few roads existed in North America at that time. - O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.

Were you reading a book at that time? - O zaman bir kitap okuyor muydunuz?

o zaman
at that case
o zaman
by then

I'll be six feet under by then. - O zamana nalları dikmiş olurum.

Can you finish by then? - O zamana kadar bitirebilir misin?

o zaman
thereat
o zamanlarda
Favoriten