o zaman

listen to the pronunciation of o zaman
Türkisch - Englisch
then

Since then, a great deal of change has occurred in Japan. - O zamandan beri, Japonya'da büyük bir değişim oldu.

I was watching TV then. - O zamanda televizyon seyrediyordum.

at the time

Tom claims he was drunk at the time. - Tom o zaman sarhoş olduğunu iddia ediyor.

Mr. Clinton was governor of Arkansas at the time. - Bay Clinton, o zamanlar Arkansas'ın valisiydi.

when then
that time

I was cleaning my room for that time. - Ben o zaman odamı temizliyordum.

If only you had told me the whole story at that time! - Keşke o zaman bütün hikayeyi bana anlatsaydın!

that the time
in that case
then of
at that time

Few roads existed in North America at that time. - O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.

Were you reading a book at that time? - O zaman bir kitap okuyor muydunuz?

at that case
by then

By then, however, it was too late. - Ancak, o zamana kadar, çok geçti.

Can you finish by then? - O zamana kadar bitirebilir misin?

thereat
o zaman
Favoriten