I cannot believe you did not see him then.
- O zaman onu görmediğine inanmıyorum.
I was watching TV then.
- O zamanda televizyon seyrediyordum.
Tom was the only person in the room at the time.
- O zaman, Tom odadaki tek kişiydi.
I was off duty at the time.
- Ben o zaman görevde değildim.
By that time I'll have already left.
- O zamana kadar çoktan ayrılmış olacağım.
I was cleaning my room for that time.
- Ben o zaman odamı temizliyordum.
Few roads existed in North America at that time.
- O zaman Kuzey Amerika'da birkaç tane yol vardı.
Were you reading a book at that time?
- O zaman bir kitap okuyor muydunuz?
Tom may be back by then.
- Tom o zamana kadar geri dönebilir.
Can you finish by then?
- O zamana kadar bitirebilir misin?