kesin olarak

listen to the pronunciation of kesin olarak
Türkisch - Englisch
firmly

I'm firmly opposed to corporal punishment. - Ben işkenceye kesin olarak karşıyım.

Jefferson believed firmly in the value of education. - Jefferson eğitimin değerine kesin olarak inanıyordu.

implicitly
for certain

No one knew for certain how the accident happened. - Kimse kazanın nasıl olduğunu kesin olarak bilmiyordu.

Tom didn't know for certain how much the new computer would cost. - Tom yeni bilgisayarın ne kadara mal olacağını kesin olarak bilmiyordu.

definitely
precisely

That's precisely what you need now. - Artık ihtiyacın olan kesin olarak budur.

Where did you find it? Somewhere in the forest. I couldn't say precisely. - Onu nereden buldun? Ormanda bir yerde. Kesin olarak söyleyemem.

exactly

I don't know exactly where I am. - Nerede olduğumu kesin olarak bilmiyorum.

I know exactly when that happened. - Ne zaman olduğunu kesin olarak biliyorum.

without fail
indubitably
peremptorily
rigorously
outright
certainly
decidedly
once and for all

It's time to resolve this question once and for all. - Bu sorunu kesin olarak çözme zamanı.

He decided to give up smoking once and for all. - Sigara içmekten kesin olarak vazgeçti.

that's for sure
indisputably
determinately
undoubtedly
point blank
certainly, for certain, without fail
flat
unquestioningly
determinedly
positively
categorically
really

No one ever really knows what's going through someone else's head. - Birinin kafasından neler geçtiğini kimse kesin olarak bilemez.

We cannot really predict anything. - Hiçbir şeyi kesin olarak öngöremeyiz.

accurately
rightly
ocularly
conclusively
(Kanun) absolutely
finally
decisively
radically
surely
explicitly
in conclusive
certain to
emphaticical
assuredly
unchangeable
{s} cold
pointblank
kesin olarak bilmek
know for certain
kesin olarak bilmemek
not to know for certain
kesin olarak ispatlayan
demonstrative
kesin olarak reddetme
flat refusal
kesin olarak/bir biçimde
very definitely, most certainly; very clearly, unequivocally, in no uncertain terms
Türkisch - Türkisch
(Hukuk) SURETİ KATİYE
kesin olarak
Favoriten