kalakalmak

listen to the pronunciation of kalakalmak
Türkisch - Englisch
to stand aghast
to be left open-mouthed, be left dumbstruck
kal
{f} remain

Words fly away, the written remains. - Söz uçar, yazı kalır.

Words fly, texts remain. - Söz uçar, yazı kalır.

kal
devolve
kal
hover over
kal
{f} stay

I can't stay here forever. - Sonsuza dek burada kalamam.

I want to stay here longer. - Burada daha uzun kalmak istiyorum.

kal
{f} staying

My uncle is staying in Hong Kong at present. - Amcam şu anda Hong Kong'da kalmaktadır.

I should study now, but I prefer staying on Tatoeba. - Şimdi çalışmalıyım ama Tatoeba'da kalmayı tercih ediyorum.

kal
{f} remaining

There were few students remaining in the classroom. - Sınıfta kalan çok az sayıda öğrenci vardı.

The door remaining locked up from inside, he could not enter the house. - Kapı içeriden kilitli kaldığı için, o, eve giremedi.

kal
word, talk
kal
snub
kal
remains

He remains loyal to his principles. - O, prensiplerine sadık kalıyor.

Words fly away, the written remains. - Söz uçar, yazı kalır.

Englisch - Englisch

Definition von kalakalmak im Englisch Englisch wörterbuch

kal
Era
kal
Strife
Englisch - Türkisch

Definition von kalakalmak im Englisch Türkisch wörterbuch

KAL
(Askeri) kritik unsurlar listesi (key assets list)