kırışık

listen to the pronunciation of kırışık
Türkisch - Englisch
crease
wrinkle

His slacks are all wrinkled. - Onun pantolonlarının hepsi kırışık.

Would you like to know how to prevent getting wrinkles? - Kırışıklıkları nasıl önleyeceğini bilmek istiyor musun?

wrinkled

His slacks are all wrinkled. - Onun pantolonlarının hepsi kırışık.

Your shirt is pretty wrinkled. - Gömleğin oldukça kırışık.

wrinkly
crinkly
furrow
wrinkle, crease, pucker; wrinkled, creased
ruck
wrinkled, wrinkly
crispy
liny
pucker
crinkle
crisp
corrugation
seam
rugose
(Denizbilim) ripple
haggard
cockle
ruckle
kırışık oluşumu
crease formation
Türkisch - Türkisch
Kırışmış olan: "Söz tiyatroya gelince bu yaşlı sanatkârın kırışık yüzü birdenbire canlandı."- P. Safa
Kırışmış yer, kırışıklık
Kırışmış olan
Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım
kırışık
Favoriten