inşa etmek

listen to the pronunciation of inşa etmek
Türkisch - Englisch
construct
build

They formed a project to build a new school building. - Onlar yeni bir okul binası inşa etmek için bir proje oluşturdu.

His plan is to build a bridge over that river. - Onun planı o nehir üzerinde bir köprü inşa etmektir.

erect

Sandbags can be used to erect a temporary wall to protect against floods. - Kum torbaları sele karşı korumak için geçici bir duvar inşa etmek için kullanılabilir.

to build, to construct, to erect, to raise
to build, construct
rear
found
put up
make
raise
yeniden inşa etmek
rebuild

Our task is to rebuild the wall. - Bizim görevimiz duvarı yeniden inşa etmektir.

Tom recruited immigrant workers to rebuild his mansion. - Tom konağını yeniden inşa etmek için göçmen işçileri işe aldı.

inşa etme
{i} building

He bought the land for the purpose of building his house on it. - O, üzerine ev inşa etmek amacıyla arsayı aldı.

They formed a project to build a new school building. - Onlar yeni bir okul binası inşa etmek için bir proje oluşturdu.

inşa et
{f} building

He bought the land for the purpose of building a house on it. - O, üzerine ev inşa etmek amacıyla arsayı aldı.

These tools are used for building a house. - Bu araçlar bir ev inşa etmek için kullanılır.

yeniden inşa etmek
reconstruct

Japan has to reconstruct its economy. - Japonya, ekonomisini yeniden inşa etmek zorunda.

inşa etme
constructing
inşa etme
{i} construction
inşa et
{f} rebuilding
inşa et
built

They built a safe building for earthquakes. - Onlar deprem için güvenli bir bina inşa etti.

They built the walls of the fortress without using cement at all. - Hiç çimento kullanmadan kalenin duvarlarını inşa ettiler.

inşa et
construct

In the sixteenth century Ottoman Turks attempted to construct a canal in Egypt to unite Mediterranean Sea and Red Sea. - On altıncı yüzyılda Osmanlı Türkleri Akdeniz ve Kızıldeniz'i birleştirmek için Mısır'da bir kanal inşa etmeye teşebbüs ettiler.

inşa et
{f} build

He bought the land for the purpose of building a house on it. - O, üzerine ev inşa etmek amacıyla arsayı aldı.

His plan is to build a bridge over that river. - Onun planı o nehir üzerinde bir köprü inşa etmektir.

inşa et
upbuilt
inşa et
upbuild
petek inşa etmek
(Arılık) building comb
Türkisch - Türkisch
Kurmak, yapmak
inşa etmek
Favoriten