Tom made one serious omission.
- Tom ciddi bir ihmalde bulundu.
He is neglecting his research these days.
- O, bu günlerde yaptığı araştırmayı ihmal ediyor.
Tom neglected his family.
- Tom ailesini ihmal etti.
I'm displeased with your negligence.
- İhmalkarlığından memnun değilim.
The opposition accused the prime minister of negligence.
- Muhalefet başbakanı ihmalkarlıkla suçladı.
Tom has been neglecting his work lately.
- Tom son zamanlarda işini ihmal ediyor.
He criticized me for neglecting my duty.
- Görevimi ihmal ettiğim için beni eleştirdi.
It was careless of me to forget to answer your letter.
- Mektubuna cevap yazmayı unutmak benim ihmalkarlığımdı.
How careless you are to forget such an important thing!
- Böyle önemli bir şeyi unutacak kadar ne kadar ihmalkarsın!