i̇stemci

listen to the pronunciation of i̇stemci
Türkisch - Englisch
prompt
istem
{i} volition
istemci
(Bilgisayar) requester
istem
request

As you requested, I have attached a recent passport-sized photograph. - İstemiş olduğunuz gibi, yeni çekilmiş bir vesikalık fotoğrafımı ekledim.

I must request you to obey my orders. - Emirlerime uymanı istemeliyim.

istemci
client

What's your favorite email client? - Favori eposta istemcin kimdir?

istem
(Bilgisayar) prompt
istem
claim

I do not want to reject this claim. - Ben bu iddiayı reddetmek istemiyorum.

istem
option

Are you sure you don't want to consider another option? - Başka bir seçenek düşünmek istemediğinden emin misin?

istem
call

I don't want to go. It's your call. - Ben gitmek istemiyorum. O senin çağrın.

This United Nations resolution calls for the withdrawal of Israel armed forces from territories occupied in the recent conflict. - Bu Birleşmiş Milletler kararı İsrail'in silahlı güçlerinin son çatışmalarda işgal edilen bölgelerden çekilmesini istemektedir.

istem
(Ticaret) run

I don't want to run into them. - Onlara rastlamak istemiyorum.

I don't want to run into Tom. - Tom'a rastlamak istemiyorum.

istemci ekle
(Bilgisayar) add client
istemci sunucu
client-server
istemci yazılımı
(Bilgisayar) client software
istemci-sunucu
(Bilgisayar) client/server
istemci-sunucu mimarisi
client-server architecture
istemci-sunucu uygulaması
(Bilgisayar) client/server application
istemci/sunucu
(Bilgisayar) client-server
istem
will

Jack made me go there against my will. - Jack, istemediğim halde beni oraya gönderdi.

I don't want to shoot you, but I will if I have to. - Seni vurmak istemiyorum, fakat zorunda kalırsam, vururum.

istem
will, volition
istem
{i} solicitation
istem
(Ekonomi)demand
istem
demand

We're here to demand justice. - Adalet istemek için buradayız.

The reporters demanded to know why the mayor wouldn't talk to them. - Muhabirler, belediye başkanının neden onlarla konuşmak istemediğini bilmek istediler.

istem
formal request, demand
istem
demand, request; will, volition
istemci bilgisi
(Bilgisayar) clientinfo
istemci kimlik doğrulaması
(Bilgisayar) client authentication
istemci sil
(Bilgisayar) delete client
istemci sunucu modeli
(Bilgisayar) client-server model
istemci sunucu uygulaması
(Bilgisayar) client-server application
istemci sıd
(Bilgisayar) client sid
istemci yükle
(Bilgisayar) install client
istemci-satıcı
(Bilgisayar) client-vendor
yerel istemci
local client
Türkisch - Türkisch

Definition von i̇stemci im Türkisch Türkisch wörterbuch

istem
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu
istem
İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi
istem
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu: "Senin yanındayım, sana geliyorum / Senin isteminle cana geliyorum."- F. Halıcı. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi
İSTEM
(Osmanlı Dönemi) Zulüm ve sitem
i̇stemci
Favoriten