işaretlenmemiş

listen to the pronunciation of işaretlenmemiş
Türkisch - Englisch
(Bilgisayar) uncheck
işaretle
(Bilgisayar) check
işaretle
(Bilgisayar) flag
işaretle
{f} mark

Mark the right answer. - Doğru cevabı işaretleyin.

Please mark the correct answer. - Lütfen doğru cevabı işaretleyiniz.

işaretle
{f} marking

There is a fence marking the boundary between our yard and the neighbor's. - Bizim ve komşunun avlusu arasındaki sınırı işaretlemek için bir çit vardır.

What do these markings mean? - Bu işaretlemeler ne anlama geliyor?

işaretle
{f} beacon
işaretle
{f} marked

I marked your birthday on my calendar. - Takvimimde doğum gününü işaretledim.

Tom marked a sentence with a yellow highlighter. - Tom bir cümleyi sarı bir fosforlu kalemle işaretledi.

işaretle
scribe
işaretle
{f} tick
işaretlenmemiş
Favoriten