He was surprised to hear a cry from within.
- İçeriden bir çığlık duyduğuna şaşırmıştı.
It's too sunny to stay inside.
- İçeride kalmak için çok güneşli.
It was an inside job.
- İçeriden birinin yardımıyla işlenmiş bir suçtu.
We are eating breakfast indoors.
- Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
Keep the kids indoors.
- Çocukları içeride tutun.
Keep the kids indoors.
- Çocukları içeride tutun.
We are eating breakfast indoors.
- Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
Apparently, we'll be getting a raise within two months.
- Görünüşe göre, biz iki ay içerisinde bir artış alacağız.
The school is within walking distance of my house.
- Okul evimin yürüme mesafesi içerisindedir.