He was surprised to hear a cry from within.
- İçeriden bir çığlık duyduğuna şaşırmıştı.
Keep the kids inside.
- Çocukları içeride tut.
It was an inside job.
- İçeriden birinin yardımıyla işlenmiş bir suçtu.
I prefer to stay indoors.
- Ben içeride kalmayı tercih ederim.
Keep the kids indoors.
- Çocukları içeride tutun.
Keep the kids indoors.
- Çocukları içeride tutun.
We are eating breakfast indoors.
- Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
The police were at Tom's door within three minutes after the phone call.
- Telefon aramasından sonra üç dakika içerisinde polisler Tom'un kapısındaydılar.
Within days, Japan captured the American island of Guam.
- Birkaç gün içerisinde, Japonya, Amerikan Guam adasını ele geçirdi.