grell

listen to the pronunciation of grell
Englisch - Türkisch

Definition von grell im Englisch Türkisch wörterbuch

blinding
körleştirerek
blinding
körleştirmek
blinding
(Tıp) körleme
flamboyant
göze çarpan (renk)
flamboyant
havalı
blinding
körleştiren
blinding
{f} körleştir
flamboyant
tantanalı
blinding
göz kamaştıran
blinding
kamaştıran
blinding
{s} göz kamaştırıcı

Kardaki ışık göz kamaştırıcıydı. - The light on the snow was blinding.

blinding
{s} kör eden
flamboyant
süs

O, dikkat çekmek için süslü giysiler giyer. - She wears flamboyant clothes to draw attention.

flamboyant
{s} hiddetli
flamboyant
rengârenk
flamboyant
alev gibi dalgalı kıvrıntılarla süslü
flamboyant
(sıfat) gösterişli, göz alıcı, parlak, göze batan, süslü püslü, ateşli, hiddetli