expression of agreement

listen to the pronunciation of expression of agreement
Englisch - Türkisch
doğru vallahi
ağzına sağlık koçum
doğru doğru
fine
{f} açılmak
fine
kıyak
fine
yolunda

Tom'a her şeyin yolunda olduğunu söyle. - Tell Tom that everything's fine.

Onlar Pandora'nın kutusunu açana kadar her şey yolunda. - Everything is fine until they open Pandora's box.

fine
rahat

Rahatla, iyi gidiyorsun. - Relax, you're doing fine.

fine
ince ince

Bayırturpunu soy ve ince ince doğra. - Peel and finely chop the horseradish.

fine
sağlıklı

Sağlıklı bir merak, aslında güzel bir şeydir. - A healthy curiosity is truly a fine thing.

Güzel sağlıklı bir bebek doğurdu. - She gave birth to a fine healthy baby.

fine
kırıntılar halinde
fine
(Mühendislik) ince

O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı. - She was a girl with finely chiseled features.

Dahilik ve delilik arasında ince bir sınır vardır. - There's a fine line between genius and insanity.

fine
çokiyi bir şekil
fine
(İnşaat) güzel, ince
fine
som
fine
(isim) ceza, para cezası
fine
{s} âlâ, mükemmel, üstün
fine
(fiil) berraklaştırmak, arıtmak, açılmak, berraklaşmak, para cezası vermek
fine
çok ince

Bu kahveyi çok ince öğüt. - Grind this coffee very fine.

fine
incecik
fine
(zarf) güzel, hoş, iyi, incecik, ucu ucuna
fine
{f} berraklaşmak
fine
{f} berraklaştırmak
fine
ucu ucuna
Englisch - Englisch
fine
An expression of agreement
mmhmm
expression of agreement

    Silbentrennung

    ex·pres·sion of A·gree·ment

    Türkische aussprache

    îkspreşın ıv ıgrimınt

    Aussprache

    /əkˈspresʜən əv əˈgrēmənt/ /ɪkˈsprɛʃən əv əˈɡriːmənt/

    Wort des Tages

    pike
Favoriten