She participates in many school activities.
- Birçok okul etkinliklerine katılır.
He devoted himself to many cultural activities.
- Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.
Tom lives an active life.
- Tom etkin bir yaşam sürüyor.
You have to be active.
- Etkin olmak zorundasın.
Mrs. Tanaka, the new teacher, is offering Japanese as an extra curricular activity twice a week to interested students.
- Bayan Tanaka, yeni öğretmen, Japoncayı haftada iki kez ilgili öğrencilerine müfredat dışı etkinlik olarak öneriyor.
He has engaged in religious activity since then.
- O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.
The Japanese telephone system is highly efficient.
- japon telefon sistemi hayli etkindir.
Somehow I accidently activated it.
- Bir şekilde onu kazayla etkinleştirdim.
He activated nothing.
- O hiçbir şeyi etkinleştirmedi.
Which events have you entered for ?.
Tom accompanied Mary to the event.
- Tom etkinlikte Mary'ye eşlik etti.
The event was very well planned.
- Etkinlik çok iyi planlandı.
That book is helping you write effectively.
- O kitap etkin biçimde yazmana yardım ediyor.
The effective application of antiseptics is an important matter in the prevention of hospital infections.
- Antiseptiklerin etkin uygulaması hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde önemli bir konudur.