erregt

listen to the pronunciation of erregt
Deutsch - Türkisch
heyecanlı
heyecanlı, coşkun
Englisch - Türkisch

Definition von erregt im Englisch Türkisch wörterbuch

excited
{s} heyecanlı

Heyecanlı kızlar hoş görünebilir. - Excited girls look pretty sometimes.

Linda teyzesi Nancy'nin onu ziyaret etmek için geldiğini öğrendiği için aşırı heyecanlıydı. - Linda was wildly excited to learn that her aunt Nancy was coming to visit her.

aroused
uyandırılmış
activated
(Tıp) Etkinleştirilmiş, aktive edilmiş
activated
aktif

O bir hesabı aktif hale getirdi. - She activated an account.

Bir yönetici hesabınızı aktif ettikten sonra onay e-postası alacaksınız. - You will receive a confirmation email after your account has been activated by an administrator.

activated
etkin

O, hesabı etkin hale getirdi. - She activated the account.

Bir şekilde onu kazayla etkinleştirdim. - Somehow I accidently activated it.

excited
{s} telaşlı
excited
{f} heyecanlandır

Lütfen Tom'u heyecanlandırma. - Please don't get Tom excited.

Kanın görünüşü onu heyecanlandırdı. - The sight of blood made her excited.

excited
{s} coşkulu

Stadyumda bir sürü coşkulu taraftar vardı. - There were a lot of excited fans in the stadium.

activated
harekete geçirdi
aroused
uyandırdı

Bugünün Pekin'i bende çok derin bir etki bıraktı ve merakımı uyandırdı. - Today's Beijing has given me a very deep impression and aroused my curiosity.

Subay askerlerinde cesaret uyandırdı. - The officer aroused courage in his soldiers.

excited
(Tıp) Tahrik edilmiş, uyartılmış
activated
(İnşaat) hareketli, tahrik olmuş
activated
{f} hareket
activated
(Tıp) Radyoaktif hale getirilmiş
activated
{f} harekete geçir: adj.harekete geçirilmiş
activated
harekete geçir
aroused
uyandır

Sen benim ilgimi uyandırdın. - You've aroused my interest.

Onun hikayesi benim şüphemi uyandırdı. - His story aroused my suspicion.

excited
{s} uyarılmış
excited
{f} heyecanlandır: adj.heyecanlı
excited
uyarık