en büyük

listen to the pronunciation of en büyük
Türkisch - Englisch
eldest

Fatima is the eldest student in our class. - Fatma sınıfımızdaki en büyük öğrencidir.

It's not easy being the eldest child. - En büyük çocuk olmak kolay değil.

arch

The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death. - En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.

He is the greatest architect that has ever lived. - O şimdiye kadar yaşamış en büyük mimar.

biggest

Paris is one of the biggest cities in the world. - Paris, dünyadaki en büyük kentlerden biridir.

Twitter is among the biggest enemies of Islam. - Twitter İslâm'ın en büyük düşmanları arasındadır.

first
top
extreme
supreme

Knowledge is the supreme goal. - Bilgi en büyük hedeftir.

Knowledge is the supreme power. - Bilgi en büyük güçtür.

greatest

I think Beethoven is the greatest composer who ever lived. - Sanırım Beethoven, şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci.

He is one of the greatest artists in Japan. - Japonya'daki en büyük sanatçılardan biridir.

ruling
maximal
paramount
maximum
greatest, biggest
ultimate
Türkisch - Türkisch
azam
ekber
(Osmanlı Dönemi) uzmâ
en büyük
Favoriten