draufsicht

listen to the pronunciation of draufsicht
Englisch - Türkisch

Definition von draufsicht im Englisch Türkisch wörterbuch

plan
{f} planlamak

Her şeyi planlamak zorundayım. - I have to plan everything.

Planlamak için başarısız olma başarısız olmak için planlamadır. - Failing to plan is planning to fail.

ground plan
zemin planı
ground plan
çap
ground plan
temel josparı
ground plan
zemin katı josparı
plan
tasar

Asgari ücreti artırmayı tasarladıkları doğru mu? - Is it true they're planning to raise the minimum wage?

Planı nasıl tasarladı? - How did he work out the plan?

plan
josparını çizmek
plan
niyet
horizontal projection
yatay izdüşüm
plan
working plan ilk tasarı
plan
(Askeri) PLAN: Genellikle bir şehir veya çok küçük bir bölgenin çok büyük ölçekli haritası
plan
yol

Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu. - Allied military leaders found a way to defeat the Japanese plan.

New York'a bir yolculuk planlıyoruz. - We are planning a trip to New York.

plan
plan plannerplan yapan kimse
plan
tertip

Tom için bir parti tertip ettim. - I planned a party for Tom.

plan
{i} plan, düşünce, niyet, maksat
plan
(İnşaat) plan, program
plan
{i} taslak
plan
niyet maksat
Deutsch - Englisch
top view
plot
ground plan
plan
horizontal projection
plan view
topview
Draufsicht (technische Zeichnung)
top view