die arretierung gelöst

listen to the pronunciation of die arretierung gelöst
Englisch - Türkisch

Definition von die arretierung gelöst im Englisch Türkisch wörterbuch

released
(Askeri) müsaade edilmiş
released
taburcu olmak
released
serbest bırakılmış

Rehineler yarın serbest bırakılmış olacak. - The hostages will be released tomorrow.

released
açığa çıkan
released
çıkmak
unlocked
(Bilgisayar) kilitli değil

Kapı kilitli değildi. - The door was unlocked.

released
{f} serbest bırak

Tutuklu erkenden serbest bırakılmasını istedi. - The prisoner asked to be released early.

Mary yıllarca Tom'un hapisaneden çıkmasını bekledi ve sonunda o serbest bırakıldığında çok mutlu oldu. - Mary waited years for Tom to get out of prison and was very happy when he finally got released.

released
(Bilgisayar) bırakıldı

Tom geçen ay cezaevinden serbest bırakıldı. - Tom was released from prison last month.

Tom hastaneden serbest bırakıldı, ama ateşli silah yarası hâlâ iyileşiyordu. - Tom had been released from the hospital, but he was still recovering from the gunshot wound.

released
MÜSAADE EDİLMİŞ: Hava savunmada, görevlerinden ve hazır olma durumundan çıkarılmış silah ve personel, serbest bırakılınca, kendilerine hazırlık durumuna tekrar geçecekleri bir zaman verilir
unlocked
{s} açık

Kapıyı açık bırakmayacak kadar dikkatliydi. - She was careful not to leave the door unlocked.

Tom kilidi açık kapıyı iterek açtı. - Tom pushed the unlocked door open.

unlocked
Kilitlenmemiş

Sami kapısını kilitlenmemiş bıraktı. - Sami left his door unlocked.

unlocked
{s} kilitsiz

Tom yatak odasını kilitsiz buldu. - Tom found his bedroom unlocked.

Onu kilitsiz bıraktığı için onun bisikleti çalındı. - His bicycle was stolen because he left it unlocked.

Deutsch - Englisch
unlocked
released
unlatched