dakiklik

listen to the pronunciation of dakiklik
Türkisch - Englisch
promptness
punctuality

I demand punctuality. - Ben dakiklik istiyorum.

Punctuality is not my strength. I am always late. - Dakiklik benim gücüm değil. Ben hep geç kalırım.

rigor
rigour [Brit.]
precision
niceness
preciseness
promptitude
timeliness
orderliness
seasonableness
nicety
rigorous
precise
{i} rigour
scrupulous
dakik
punctual

She advised him to be punctual. - O ona dakik olmasını tavsiye etti.

Can't you ever be punctual? I have been waiting here for one hour. - Hiç dakik olamaz mısın? Bir saattir burada bekliyorum.

dakik
rigorous
dakik
prompt
dakik
precise
dakik
minute

Another ten minutes' walk brought us to the shore. - On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.

The bus will arrive at the station in fifteen minutes. - Otobüs on beş dakika içinde istasyona gelecek.

dakik
precise, exact (person, tool)
dakik
refined
dakik
exact

Actually, I should know it. Wait a minute, let me remember. Exactly! The atomic number of radium is 88. - Aslında, bunu bilmem gerekir. Bir dakika bekle, hatırlamama izin ver, Kesinlikle! Radyum elementinin atom numarası 88'dir

You have exactly thirteen minutes to finish this. - Bunu bitirmek için tam olarak on üç dakikan var.

dakik
1.requiring precision, delicate (piece of work)
dakik
punctual, exact; minute, accurate, precise
dakik
nice
dakik
accurate
dakik
punctional
dakik
scrupulous
dakik
precision
Türkisch - Türkisch

Definition von dakiklik im Türkisch Türkisch wörterbuch

DAKİK
(Osmanlı Dönemi) (Ekseri mânevi mânalar için) Pek ince. Nâzik. Ufak
dakik
Zamanı kullanmada çok dikkatli olan, her şeyi zamanında yapmaya özen gösteren
dakik
Düzenli işleyen
dakik
(Osmanlı Dönemi) ince ve derin
dakiklik
Favoriten