Living without Jamal is unthinkable.
- Jamal olmadan yaşamak düşünülemez.
The idea of entering a sauna wearing clothes is unthinkable.
- Giysi giyerek bir saunaya girme düşüncesi düşünülemezdir.
Life without books is unimaginable.
- Kitapsız bir hayat düşünülemez.
In this day and age, life without electricity is unimaginable.
- Bu çağda elektriksiz bir hayat düşünülemez.
I think he is a doctor.
- Onun bir doktor olduğunu düşünüyorum.
I think he is Mr Brown.
- Onun Bay Brown olduğunu düşünüyorum.
What do you think of the original plan?
- Orijinal plan hakkında ne düşünüyorsun?
You can't expect me to always think of everything!
- Her zaman her şeyi düşünmemi bekleyemezsin.
She is very thoughtful and patient.
- O çok düşünceli ve sabırlı.
She put down her thoughts on paper.
- Düşüncelerini kağıda döktü.
We all pondered over what had taken place.
- Hepimiz ne olduğunu düşünüp taşındık.
She pondered the question for a while.
- Soruyu bir süre düşünüp taşındı.
Tom was probably pondering something.
- Tom galiba bir şeyler düşünüp duruyordu.
Prime numbers are like life; they are completely logical, but impossible to find the rules for, even if you spend all your time thinking about it.
- Asal sayılar hayata benzer, onlar tamamen mantıksaldır fakat, eğer tüm zamanınızı onun hakkında düşünmek için harcarsanız kurallarının bulunması imkânsızdır.
When you are constantly told no smoking, no smoking like that, you start thinking, maybe smoking really is a threat to public morals or something.
- Sana sık sık sigara içme,o şekilde sigara içme deniliyorsa, düşünmeye başla, belki sigara içmek toplum ahlakına ya da bir şeye yönelik tehdittir.
When I contemplate the sea, I feel calm.
- Denizi düşündüğümde, sakin hissediyorum.
The doctor contemplated the difficult operation.
- Doktor zor operasyonu düşünüp taşındı.
Tom used to meditate every morning.
- Tom her sabah düşünüp taşınırdı.
He meditated for two days before giving his answer.
- Cevabını vermeden önce iki gün boyunca düşündü.
The jury deliberated for three days.
- Jüri üç gün boyunca düşündü.
Do you think that was deliberate?
- Onun kasıtlı olduğunu düşünüyor musun?
I have no idea what that guy is thinking.
- Bu adamın ne düşündüğü hakkında hiçbir fikrim yok.
We all consider your idea to be impractical.
- Hepimiz senin fikrinin kullanışsız olduğunu düşünüyoruz.
I'm considering going with them.
- Onlarla gitmeyi düşünüyorum.
It is worthwhile considering what it is that makes people happy.
- İnsanları mutlu eden şeyin ne olduğunu düşünmeye değer.
Tom considered changing his job.
- Tom işini değiştirmeyi düşündü.
Have you ever considered majoring in economics at college?
- Üniversitede iktisat bölümünde uzmanlaşmayı hiç düşündünüz mü?