but, except that

listen to the pronunciation of but, except that
Englisch - Türkisch

Definition von but, except that im Englisch Türkisch wörterbuch

although
rağmen

Genç olmasına rağmen gri sakalı var. - Although he's young, he has a grey beard.

Yağmur ormanlarının, dünya yüzeyinin sadece yüzde ikisini kaplamasına rağmen; vahşi bitki, hayvan ve bitki türlerinin yarısından fazlası orada yaşar. - Although rainforests make up only two percent of the earth's surface, over half the world's wild plant, animal and insect species live there.

although
olduğu halde
although
bağ. -diği halde, ise de, olmakla beraber: Although he's old he's a good dancer. Yaşlı olduğu halde iyi dans eder. Although I tried hard it
although
ise de
although
gerçi
although
-dığı halde
although
bununla birlikte
although
ile beraber
although
halde

Bitkin olduğum halde, işe devam ettim. - Although I was exhausted, I continued to work.

Sana söylediğim halde yapmadın bunu. - Although I tell you to, you don't do it.

although
olmasına rağmen

İstasyona geri dönüş uzun bir yol olmasına rağmen, eski vagon yavaş yavaş yaklaştı. - Although it was a long way back to the station, little by little the old wagon drew near.

Cambridge Üniversitesi'nde öğrenim zorluğu çok yüksek olmasına rağmen, çok sayıda öğrencinin hâlâ dışarı çıkmak ve eğlenmek için zamanı var. - Although the pressure of studying at the University of Cambridge is very high, many students still have time to go out and have fun.

although
olmakla beraber
although
her ne halde
although
-e karşın
although
karamazdan
although
(bağlaç) karşın, ise de, rağmen, olduğu halde, gerçi
although
baçlaç gerçi
although
conj. karşın
Englisch - Englisch
although
but, except that
Favoriten