birey

listen to the pronunciation of birey
Türkisch - Englisch
individual

An individual has rights and responsibilities. - Bir bireyin hakları ve sorumlulukları vardır.

The prouder the individual, the harsher the punishment. - Birey ne kadar gururlu olursa, ceza o kadar sert olur.

individual fert
individuum
person

AIDS can be stopped only if every person decides to take action against it. - Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.

Accept a person's love. - Bir bireyin sevgisini kabul et.

(an) individual
individuals

ENERGY STAR is a U.S. Environmental Protection Agency (EPA) voluntary program that helps businesses and individuals save money and protect our climate through superior energy efficiency. - ENERGY STAR, işletmelerin ve bireylerin tasarruf yapmasına ve üstün enerji verimliliği ile iklimimizi korumasına yardımcı olan bir ABD Çevre Koruma Ajansı gönüllü programıdır.

We're a team, not individuals! We need to work as a team. - Biz bir takımız, bireyler değil! Bir takım olarak çalışmamız gerekiyor.

birey olarak
as individuals
birey ayırdedilebilirliği
(Dilbilim) person discriminability
birey dil
(Dilbilim) idiolect
birey katsayısı
individual coefficient
birey olma durumu
personhood
birey olmak
individuate
bireyler
individuals

Society is composed of individuals. - Toplum, bireylerden oluşur.

We're a team, not individuals! We need to work as a team. - Biz bir takımız, bireyler değil! Bir takım olarak çalışmamız gerekiyor.

acil,ivedi; birey, bireysel
(Askeri) immediate; individual
Türkisch - Türkisch
Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert
Bir türün kapsamı içine giren somut varlık
İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert
Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert
Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri
Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert
fert
BİREY
(Hukuk) Fert, şahıs, kişi
birey oluş
Yumurtanın döllenmesinden bireyin yetkin duruma gelmesine kadar geçirdiği gelişim evrelerinin bütünü, ontogenez, soy oluş karşıtı
birey
Favoriten