O, ona ilk önce inanmadı.
- He didn't believe it at first.
İlk önce kimse bana inanmıyordu.
- No one believed me at first.
O, ilk olarak ondan hoşlanmadı.
- She didn't like him at first.
İlk olarak, onlar ona inanmadılar.
- At first, they didn't believe him.
İlk önce kimse bana inanmıyordu.
- No one believed me at first.
Önce plandan hoşlandığımı düşündüm fakat ikinci düşünüşümde ona karşı çıkmaya karar verdim.
- At first I thought I liked the plan, but on second thought I decided to oppose it.
İlk zamanlar bunu yapmaktan hoşlanmadım.
- I didn't like doing this at first.
Tom ilk zamanlar Mary'ye inanmıyordu.
- Tom didn't believe Mary at first.
Başlangıçta, çok hızlı konuştukları zaman insanları zorlukla anlardım.
- At first, I had difficulty understanding people when they spoke too fast.
Başlangıçta, ondan hoşlanmadım.
- At first, I didn't like him.
... sat down with Democrats and Republicans at the beginning of my term. And I said, let's ...
... being a Greek god, Venus had a perfect body, a timeless body. And we are beginning now ...