askıda

listen to the pronunciation of askıda
Türkisch - Englisch
remaining in suspense
in suspense
in the balance
pendent
undecided
outstanding
in dependance
hanging

I don't like to leave people hanging. - İnsanları askıda bırakmaktan hoşlanmıyorum.

pendant
unsettled

They left the situation unsettled. - Durumu askıda bıraktılar.

suspensive
abeyance

The question is left in abeyance. - Sorun askıda bırakıldı.

(İnşaat) suspended

Your license is still suspended, isn't it? - Senin lisansın hala askıda, değil mi?

My license is still suspended. - Benim lisansım hâlâ askıda.

suspension
(Jeoloji) perched
in abeyance

The question is left in abeyance. - Sorun askıda bırakıldı.

problematic
traction
pending

Tom's case is pending. - Tom'un davası askıda kalıyor.

open
askı
hanger

He hung his blazer on a hanger because he didn't want it to get wrinkled. - Kırışmasını istemediği için ceketini askıya astı.

Tom took his coat off the hanger and put it on. - Tom ceketini askıdan aldı ve onu giydi.

askıda bırakmak
dangle smth. before smb
askıda bırakmak
to leave in doubt
askıda bırakmak
to leave in doubt, shelve (a matter)
askıda bırakılmak
(Hukuk) pend
askıda kalmak
to be unresolved, remain in suspense
askıda kalmak
tremble in the balance
askıda olan
pending
askıda olma
abeyance
askıda olmak
(Hukuk) on hold (to be)
askıda olmak
hang in the balance
askı
coat hanger
askı
strap
askı
hook

He hung his coat on a hook. - O, ceketini bir askıya astı.

He hung his jacket on a hook. - O, ceketini askıya astı.

askı
rack
askı
tab

I'll put it on your tab. - Ben onu senin askına koyacağım.

askı
peg
askı
hanger, hook, anything by which another thing is suspended
askı
shoulder strap
askı
clothes hanger
askı
twigs placed so that silkworms will spin their cocoons on them
askı
suspension
askı
a piece of cloth tied to the wedding vehicle as a present for the driver
askı
the posting (of an announcement)
askı
suspenders, Brit. braces
askı
suspender

Suspenders make my personality. - Askılar kişiliğimi oluşturur.

askı
med. sling
askı
necklace or gold chain worn by women
askı
hanger, clothes-hanger, coat-hanger, hook, coat-peg, stand, rack; suspenders, braces; suspension, banns; hangings, pendant; sling
askı
fruit threaded and hung for drying
askı
something hung on the wall of a coffee house as a reward for the winner of a minstrelsy contest
askı
coat

Put this coat on a hanger. - Bu ceketi bir askıya as.

Tom took his coat off the hanger and put it on. - Tom ceketini askıdan aldı ve onu giydi.

askı
decorations hung above the bride's throne at a wedding
askı
a piece of cloth hung at the top of a newly completed house by the owner as a reward for the builder
sıkmadan askıda kurutulan
drip-dry
çamaşırı sıkmadan askıda kurutmak
drip-dry
Türkisch - Türkisch

Definition von askıda im Türkisch Türkisch wörterbuch

askı
Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ
askı
ipekböceğinin, kozasını sarması için yanına konan çalı
askı
Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye
askı
çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi
askı
ipek böceğinin kozasınısarmasıiçin yanına konulan çalıçırpı
askı
Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç
askı
Düğünlerde gelinlere, yakınları tarafından takılan hediye
askı
Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca gibi ödül
askı
Saz ozanları arasında yapılan yarışmada, üstün, gelene verilmek üzere duvara asılan tabanca, kumaş vb. ödüller
askı
üzerine lâmba konan tahta lâmbalık
askı
Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk
askı
Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener
askı
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne
askı
Saklanmak için tavana asılmışdizi veya hevenk
askı
İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı
askı
Kadınların kullandığıaltın dizisi veya zincirli mücevherat
askı
Gelinin oturacağı yerin üstüne asılan süsler: "Askı ... kalpakçılar başındaki hususi dükkânlardan ariyet kaldırılan ve düğün odasının münasip bir köşesine kurulan bir nevi dekor."- R. H. Karay
askı
Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat
askı
Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener
askı
Gelinin oturacağı yerin üstüne asılan süsler
askı
Kahveci tepsisi
askı
Artırma, eksiltme gibi resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması
askı
Gelinin oturacağıyerin üstüne asılan süsler
askı
Yeni yapılan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş
askıda
Favoriten