arabanın

listen to the pronunciation of arabanın
Türkisch - Englisch

Definition von arabanın im Türkisch Englisch wörterbuch

araba
(Otomotiv) car

The name of Marco's car is 'Thunder Giant'. - Marco'nun arabasının adı Thunder Gianttir.

I had my car stolen last night. - Dün gece arabam çalındı.

arabanın bagajı
trunk
arabanın çekişi
motor thrust force
arabanın iki atı
pair
arabanın sağında olan
offside
arabanın tavan boşluğu
headroom
arabanın yanında giden atlı uşak
outrider
arabanın yanında koşan eskort
outrunner
araba
{i} cart

Where are the luggage carts? - Bagaj arabaları nerede?

The horse began to protest as soon as it was hitched to the cart. - At arabaya bağlanır bağlanmaz protesto etmeye başladı.

araba
motorcar

Selling motorcars is my business. - Arabalar satmak benim işim.

araba
cartload, wagonload; truckload
araba
wheels (Slang); carriage
araba
auto

We are producing spare parts in an automobile factory. - Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyoruz.

I was recently in an automobile accident. - Yakın zamanda bir araba kazası geçirdim.

araba
car, automobile
araba
car, motorcar, auto, automobile; carriage, vehicle; cart, wagon
araba
automobile

We are producing spare parts in an automobile factory. - Bir araba fabrikasında yedek parça yapıyoruz.

I was recently in an automobile accident. - Yakın zamanda bir araba kazası geçirdim.

araba
coach

He robbed the mail coach. - O, posta arabasını soydu.

araba
vehicle

This vehicle eventually became a successful family car. - Bu araç sonunda başarılı bir aile arabası oldu.

Gas-powered cars are the Devil's vehicle. - Benzinli arabalar Şeytan'ın aracıdır.

araba
wheel

A car has one steering wheel. - Bir arabanın bir direksiyon simidi vardır.

Jack explained to me how to change the wheel of the car. - Jack arabanın tekerleğinin nasıl değiştirileceğini bana anlattı.

araba
gharry; motor
araba
wagon

Does Tom still drive a station wagon? - Tom hâlâ steyşın araba kullanıyor mu?

araba
auotomobile
araba
motor

He's got not only a motorbike but also a car. - O sadece bir motosiklete değil fakat aynı zamanda bir arabaya da sahip.

The motorcycle crashed into a car. - Motosiklet bir arabaya çarptı.

araba
trolley
araba
wain
araba
moving conveyor
araba
cab

Tom always keeps a set of jumper cables in the trunk of his car. - Tom her zaman onun arabasındaki sandıkta bir set atlama kabloları saklar.

araba
auto-
araba
carriage, wagon, cart
araba
carriage

Is that your carriage? - O senin at araban mı?

Every once in a while, a carriage passed by me. - Arada bir yanımdan bir araba geçti.

araba
{i} gharry
araba
autocar
araba
conveyance
araba
rickshaw
bu arabanın benzini var mı
Does the car have gas
öndeki arabanın dibinden gitmek
tailgate
Englisch - Englisch

Definition von arabanın im Englisch Englisch wörterbuch

araba
A wagon or cart, usually heavy and without springs, and often covered
araba
{i} type of wheeled carriage which is popular in the Middle East; wagon drawn by oxen or horses and used in Turkey and Asia Minor
araba
A carriage used in Turkey and Asia Minor drawn by horses or oxen
Türkisch - Türkisch

Definition von arabanın im Türkisch Türkisch wörterbuch

araba
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı: "Ve arabayı dörtnala ileri sürdü."- H. Taner
araba
Bu taşıtın aldığı miktarda
araba
Araba ile taşınmış veya taşınacak miktar
araba
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı