Hiç kimse aptal diye çağırılmaktan hoşlanmaz.
- No one likes to be called stupid.
Ne yazdın ne de telefon ettin.
- You've neither written nor phoned.
Bana telefon etmeliydin.
- You should've phoned me.
Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
- You shouldn't sleep with a coal stove on because it releases a very toxic gas called carbon monoxide. Sleeping with a coal stove running may result in death.
Dört Galile uyduları Io, Europa, Ganymede ve Callisto olarak adlandırılmıştır.
- The four Galilean moons are called: Io, Europa, Ganymede and Callisto.
Görünüşe göre, o Tatoeba adındaki bir Japon kızla buluşuyor.
- He apparently dates a Japanese girl called Tatoeba.
Sami, Leyla adındaki bir esmere aşık oldu.
- Sami fell in love with a brunette called Layla.
Kuzey kutbu kırlangıcı denilen bir kuş duydun mu?
- Have you heard of a bird called the Arctic Tern?
Görme engelli insanlar Braille denilen kabartılmış noktalardan oluşan bir sistem kullanarak, dokunarak okurlar.
- Blind people read by touching, using a system of raised dots called Braille.
Bir taksi çağırdım çünkü yağmur yağıyordu.
- I called a cab, because it was raining.
İstasyona vardığında, o bir taksi çağırdı.
- On his arrival at the station, he called a taxi.
Aslan hayvanların kralı olarak adlandırılır.
- The lion is called the king of animals.
Genç bir köpek enik olarak adlandırılır.
- A young dog is called a puppy.
Mary'yi aradım, ancak hat meşguldü.
- I phoned Mary, but the line was busy.
Aradığı o kişi kimdi?
- Who was it that he phoned?
Radyoda Apologize adlı bir şarkının çaldığını duydum.
- I heard a song called Apologize on the radio.
Nara adlı küçük bir kasabada doğdum.
- I was born in a small town called Nara.
She hasn't phoned since she went to London.
- Sie hat noch nicht angerufen, seit sie sich nach London begeben hat.
You've neither written nor phoned.
- Du hast weder geschrieben noch angerufen.