Hiç kimse aptal diye çağırılmaktan hoşlanmaz.
- No one likes to be called stupid.
Londra'ya gittiğinden beri telefon etmedi.
- She hasn't phoned since she went to London.
Dün bir yabancı bana telefon etti.
- A stranger phoned me yesterday.
Kömür sobasıyla uyumamalısınız. Çünkü karbonmonoksit olarak adlandırılan çok zehirli bir gaz içerir. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
- You shouldn't sleep with a coal stove on because it releases a very toxic gas called carbon monoxide. Sleeping with a coal stove running may result in death.
Dört Galile uyduları Io, Europa, Ganymede ve Callisto olarak adlandırılmıştır.
- The four Galilean moons are called: Io, Europa, Ganymede and Callisto.
Görünüşe göre, o Tatoeba adındaki bir Japon kızla buluşuyor.
- He apparently dates a Japanese girl called Tatoeba.
Sami, Leyla adındaki bir esmere aşık oldu.
- Sami fell in love with a brunette called Layla.
Kuzey kutbu kırlangıcı denilen bir kuş duydun mu?
- Have you heard of a bird called the Arctic Tern?
Hiroshima'da Kuchiwa denilen bir yer var.
- There's a place called Kuchiwa in Hiroshima.
Başkan, askeri güçleri çağırdı.
- The President called out the troops.
Tom Mary'yi telefona çağırdı.
- Tom called Mary to the telephone.
Genç bir köpek enik olarak adlandırılır.
- A young dog is called a puppy.
O kendini Japonya'nın bir Edison'ı olarak adlandırdı.
- He called himself an Edison of Japan.
Aradığı o kişi kimdi?
- Who was it that he phoned?
Ted beni aradığında, ev ödevimi henüz bitirmiştim.
- I had just finished my homework when Ted phoned me.
Radyoda Apologize adlı bir şarkının çaldığını duydum.
- I heard a song called Apologize on the radio.
Bayan Stevens, Bay Dell adlı biri ofisinizde sizi bekliyor.
- Someone called Mr Dell is waiting for you in your office, Mrs Stevens.
She hasn't phoned since she went to London.
- Sie hat noch nicht angerufen, seit sie sich nach London begeben hat.
You've neither written nor phoned.
- Du hast weder geschrieben noch angerufen.