advanced(a)

listen to the pronunciation of advanced(a)
Englisch - Türkisch

Definition von advanced(a) im Englisch Türkisch wörterbuch

advanced
ileri

O ileri öğrencilere İngilizce öğretiyor. - She teaches English to advanced students.

Osteoporoz ileri yaşlarda daha yaygındır ve genellikle menopoz sonrası kadınlar için bir sorundur. - Osteoporosis is more common in advanced age, and is often a concern for post-menopausal women.

advanced
(Ticaret) geliştirilmiş
advanced
(Ticaret) tekamül ettirilmiş
advanced
ileri düzeyde
advanced
(Eğitim) gelişmiş düzey
advanced
(Bilgisayar) gelişmiş ileri
advanced author
gelişmiş yazar
advanced base
(Askeri) ileri meydan
advanced button
(Bilgisayar) gelişmiş düğmesi
advanced controls
(Bilgisayar) gelişmiş denetimler
advanced detachment
(Askeri) keşif ucu
advanced development
(Askeri) ileri geliştirme
advanced development
(Askeri) tekamül geliştirmesi
advanced development objective
(Askeri) ileri geliştirme hedefi
advanced filter
(Bilgisayar) gelişmiş süzme
advanced filter
(Bilgisayar) gelişmiş süz
advanced find
(Bilgisayar) gelişmiş bul
advanced flying school
(Askeri) tekamül uçuş okulu
advanced function printing
(Bilgisayar) gelişmiş işlevli yazma
advanced guard
(Askeri) öncü birlik
advanced guard
(Askeri) öncü
advanced ignition
(Otomotiv) ateşleme avansı
advanced in years
(Konuşma Dili) görmüş geçirmiş
advanced in years
çok bilgili
advanced landing field
(Askeri) ileri iniş meydanı
advanced learning
(Eğitim) ileri öğrenme teknolojisi
advanced level of
ileri düzeyde
advanced life support
(Tıp) ileri yaşam desteği
advanced options
(Bilgisayar) gelişmiş seçenekler
advanced power management
(Bilgisayar) gelişmiş güç yönetimi
advanced search
(Bilgisayar) gelişmiş arama
advanced settings
(Bilgisayar) gelişmiş ayarlar
advanced skill
gelişmiş beceri
advanced technology
gelişmiş teknoloji
advanced technology
üstün teknoloji
advanced training
(Askeri) tekamül eğitimi
advanced unit training
(Askeri) birlik tekamül eğitimi
advanced view
(Bilgisayar) gelişmiş görüntü
advanced view
(Bilgisayar) gelişmiş görünüm
advanced
{f} ileri git
advanced
gelişmiş

Bu ülkenin askerî gücü çok gelişmiştir. - The military power of this country is very advanced.

Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler. - Advanced countries must give aid to developing countries.

advanced
ilerlemiş

Onun ilerlemiş yaşı onun bir iş bulmasını engelliyor. - His advanced age prevents him from getting a job.

advanced gas cooled reactor
geliştirilmiş gaz soğutmalı reaktör
advanced ignition
erken ateşleme
advanced technology
ileri teknoloji
Advanced clock implementation
İleri saat uygulaması
advanced
{f} ileri git: adj.gelişmiş
advanced
{f} ilerle: adj.gelişmiş
advanced
{f} ilerle

Ordu tepeye kadar ilerledi. - The army advanced up the hill.

Ordu düşmanın üzerine ilerledi. - The army advanced on the enemy.

advanced
öne al/ilerle
advanced aerodrome
gelişmiş havaalanı
advanced carrying
gelişmiş taşıma
advanced crime
nitelikli suç
advanced degree
ileri derecede
advanced for one's years
yaşına göre daha olgun
advanced high-strength steel
(Mühendislik) Geliştirilmiş yüksek mukavemetli çelik
advanced in years
yaşlı. a child who´s advanced for his age yaşına göre çok bilgili bir çocuk
advanced payment
Avans, on ödeme
advanced payment
gelişmiş ödeme
advanced standing
ileri ayakta
Advanced Dialer
Advanced Dialer : Internete hızlı bir şekilde bağlanmak için yapılmış en iyi redial programı
Advanced Field Artillery Tactical Data System
(Askeri) Geliştirilmiş Sahra Topçusu Taktik Bilgi Sistemi
Advanced Synthetic Aperture Radar System
(Askeri) Geliştirilmiş Sentetik Açıklıklı (antenli) Radar Sistemi
Advanced Tactical Data Link System
(Askeri) Geliştirlimiş Taktik Verşi Hattı Sistemi
Advanced Targeting FLIR; amphibious task force; Bureau of Alcohol, Tobacco and F
(Askeri) Geliştirilmiş Kızıl ötesi görüşlü Hedefleme; amfibi görev kuvveti; Alkol, Tütün ve Ateşli silahlar Bürosu (TREAS)
advanced
{s} modern
advanced
{s} öncü
advanced age
ilerlemiş yaş

Onun ilerlemiş yaşı onun bir iş bulmasını engelliyor. - His advanced age prevents him from getting a job.

advanced ambulance loading post
(Askeri) İLERİ AMBULANS BİNDİRME YERİ: Bak. "ambulance loading post"
advanced and forward
(Askeri) gelişmiş ve ileri
advanced applications
(Telekom) gelişmiş uygulamalar
advanced base
(Askeri) İLERİ ÜS: Başlıca görevi askeri harekatı desteklemek olan ve harekat alanında veya yakınında bulunan üs
advanced base functional component
(Askeri) ileri üs fonksiyonel unsuru
advanced capability
(Askeri) geliştirilmiş imkan ve kabiliyetler
advanced capitalism
ileri kapitalizm
advanced compression
Gelişmiş Sıkıştırma
advanced configuration
Gelişmiş Yapılandırma
advanced configuration and power interface
(ACPI) Gelişmiş Yapılandırma ve Güç Arayüzü
advanced connection
Gelişmiş Bağlantı
advanced control
Gelişmiş Denetim
advanced conventional weapons
(Askeri) geliştirilmiş konvansiyonel silahlar
advanced course
(Askeri) Tekamül kursu
advanced degree
(Eğitim) yüksek lisans derecesi
advanced depot
(Askeri) İLERİ DEPO: Bir harekat alanı menzil sahasının ileri kısmında, menzil ara bölge ve üs depolarının ilerisinde bulunan bir ikmal noktası
advanced detachment
(Askeri) KEŞİF UCU: Emniyet ucundan daha ileride giden ve öncüden çıkarılan keşif ve emniyet ucu
advanced development
(Askeri) İLERİ GELİŞTİRME, TEKAMÜL GELİŞTİRMESİ (HV.): Test veya deneme cihazları (mesela X-15) imali yolunda sarf edilen gayretler
advanced development objective
(Askeri) İLERİ GELİŞTİRME HEDEFİ (HV.): Aşağıdaki hususların temini yolunda yapılacak çalışmaların genel niteliklerini gösterir; (a) Mevcut teknolojik imkanlar ötesinde yapılması düşünülen uzun vadeli bir harekat ihtiyacını yerine getirmek, (b) Mümkün olan askeri bir uygulama ile önemli teknolojik ilerleme kaydetmek
advanced digital manufacturing
ileri sayısal imalat
advanced echelon
(Askeri) ileri kademeli kuruluş
advanced english
ileri İngilizce
advanced fax security
(Bilgisayar) gelişmiş faks güvenliği
advanced filter
Gelişmiş Süzgeç
advanced financial crimes
nitelikli mali suçlar
advanced fleet anchorage
(Askeri) FİLO İLERİ DEMİRLEME YERİ: Bir harekat alanı içinde veya yakınında bulunan, çok sayıda deniz araçları, seyyar destek birlikleri ve yardımcı araçlar için emin bir demirleme yeri
advanced fleet anchorage
(Askeri) ileri filo demir yeri
advanced flight training
(Askeri) tekamül uçuş eğitimi
advanced flying school
(Askeri) TEKAMÜL UÇUŞ OKULU: Bak. "flying school"
advanced function printing
gelişmiş işlevli yazma (tekniği)
advanced function printing data stream
gelişmiş işlevli yazma veri
advanced functionality tool
(Havacılık) gelişmiş fonksiyonlu cihaz
advanced graphics
Gelişmiş Grafik
advanced graphics settings
(Bilgisayar) gelişmiş grafik ayarları
advanced guard
(Askeri) ÖNCÜ (NATO): İlerleyen bir kuvvetin önden giden unsuru. Başlıca vazifesi asıl kuvvetin aksaksız ilerlemesini sağlamaktır. Şu işlevleri vardır: (a) Düşmanın savunma sistemindeki boşlukları bulmak ve bunlardan yararlanmak. (b) İlerleyen asıl kuvvetin yanlışlıkla düşman direnişiyle karşı karşıya kalmasını önlemek; ve (c) Küçük direnişleri temizlemek ve eğer büyük bir direnişle karşılaşılırsa asıl kuvvetin ilerleyişini koruma altına almak. Ayrıca bakınız: "main guard" ve "vanguard"
advanced guard point
(Askeri) öncü ucu
advanced history of philosophy
(Eğitim) ileri felsefe tarihi
advanced ignition timing
(Otomotiv) yüksek avans
advanced imagery requirements exploitation system
(Askeri) ileri görüntü ihtiyaçları kullanım sistemi
advanced in pregnancy
hamileliği ilerlemiş
advanced in years
yaşını başını almış
advanced in years
yaşlı
advanced individual training
(Askeri) TEK ER TEKAMÜL EĞİTİMİ: Erlere, temel eğitiminin tamamlanmasını müteakip gösterilen ve bir askeri meslek ihtisası niteliği kazandırmayı hedef tutan eğitim
advanced industrial societies
(Eğitim) ileri sanayi toplumları
advanced interactive execute
(Bilgisayar) tanımı yazılacak
advanced interactive executive
(AIX) İleri Etkileşimli Yönetici
advanced landing field
(Askeri) İLERİ UÇUŞ ALANI: Bir hedef bölgesi içinde veya yakınında bulunan ve genellikle asgari düzeyde tesisi olan hava alanı
advanced logistic support site
(Askeri) geliştirilmiş lojistik destek bölgesi
advanced maternal age
(Pisikoloji, Ruhbilim) ilerlemiş annelik yaşı
advanced maternal age
(Tıp) ileri yaş gebeliği
advanced microcomputer
ileri mikrobilgisayar
advanced missile warfare
(Askeri) geliştirilmiş füze savaşı
advanced modem settings
(Bilgisayar) gelişmiş modem ayarları
advanced mortar system
(Askeri) geliştirilmiş havan sistemi
advanced narrowband digital voice terminal
(Askeri) gelişmiş dar bant sayısal sesterminali
advanced operations base; aviation operations branch
(Askeri) geliştirilmiş harekat üssü; havacılık harekat şubesi
advanced philosophy of science
(Eğitim) ileri bilim felsefesi
advanced photo
(Bilgisayar) gelişmiş fotoğraf
advanced printer function
gelişmiş yazıcı işlevi
advanced program settings
(Bilgisayar) gelişmiş program ayarları
advanced reactor
(Nükleer Bilimler) ileri reaktör
advanced reconditioning training
(Askeri) TEDAVİ SONU EĞİTİMİ: Bazı hastanelerle nekahethanelerdeki belirli hastalara, hastane veya nekahethaneden çıkınca doğrudan doğruya bir fiili görev durumuna dönmelerini temin maksadıyla gösterilen, bütün sınıflarda müşterek, askeri tazeleme eğitimi
advanced security
Gelişmiş Güvenlik
advanced shuttle
(Askeri) MEKİK USULÜ YARALI TAHLİYESİ: Bir ileri ambulans bindirme yeri ile bir hasta ve yaralı ayırma istasyonu arasında tatbik edilen mekik usulü
advanced studies
yüksek öğrenim
advanced surface modelling
(Tıp) ileri yüzey modelleme
advanced tactical air command center
(Askeri) geliştirimiş taktik hava komuta merkezi
advanced thermal reactor
(Çevre) gelişmişi termik santral
advanced timing
(İnşaat) yüksek avans
advanced trauma life
(Askeri) ileri seviyede ilk yardım
advanced trauma management; air target material; assign traffic metering
(Askeri) geliştirlimiş travma yönetimi; hava hedef malzemeleri; trafik ölçüm tahsisi
advanced treatment
(Avrupa Birliği) ileri arıtma
advanced treatment
su kalitesini arttırmaya yönelik çalışmalar
advanced unit training
(Askeri) BİRLİK TEKAMÜL EĞİTİMİ: Bir ana kadro birliği (alay, tabur v. s.) kuruluşundaki küçük (bölük çapında) kadro birliklerinin vazifesini ifada kendilerine düşen görevi prova için toplanıp birlikte eğitildikleri veya müstakil bölük veya daha küçük teşkillerin müşterek silah ve yardımcı sınıflarla eğitime katıldıkları zaman uygulanan tatbiki eğitim
other/advanced
(Bilgisayar) diğer/gelişmiş
pre-advanced
İleri seviyenin öncesi
well advanced
iyi gelişmiş
Defense Advanced Research Projects Agency
(Askeri) A.B.D. Gelişmiş Savunma Araştırma Projeleri Kuruluşu
School of Advanced Military Studies
(Askeri) İleri Askeri Çalışmalar Okulu
airman advanced training
(Askeri) HAVA ERİ TEKAMÜL EĞİTİMİ: Bir teknisyen veya şef seviyesinde Hava Kuvvetleri uzmanlığına hazırlamak için gösterilen resmi kurs eğitimi. Bu kursu bitirenlere, normal olarak, yeni bir Hava Kuvvetleri uzmanlığı verilmez
basic and advanced vocational training
(Avrupa Birliği) temel ve ileri düzeyde mesleki eğitim
joint advanced tactical cryptological support
(Askeri) müşterek ileri taktik kriptolojik destek
naval advanced logistic support site
(Askeri) deniz gelişmiş lojistik destek yeri
naval advanced support base
(Askeri) deniz geliştirilmiş destek üssü
officer advanced training
(Askeri) SUBAY TEKAMÜL EĞİTİMİ: Şahısların karargah seviyesi Hava Kuvvetleri uzmanlıklarında nitelik kazanmalarını temin için gösterilen resmi eğitim. Bu eğitimi tamamlayanlara, giriş seviyesindeki münasip Hava Kuvvetleri uzmanlık kodu verilir
standard advanced base units
(Askeri) STANDART İLERİ ÜS BİRLİKLERİ: İleri üs birlikleri halinde vazife görmek üzere teşkil edilen ve ileri deniz üslerinin tesisinde kullanılan özel görev unsurlarını da içeri alan personel ve malzeme. Bu gibi ileri üs birlikleri denizaşırı bölgelerde onarım üsleri, ikmal depoları, hava meydanları, hava üsleri veya diğer deniz kıyı tesislerini kurarlar. Bak. functional component" (Not ABD Savunma Kurulu tanımı "deniz kıyı tesisleri" ile biter)
tactical advanced computer; terminal access controller; terminal attack control
(Askeri) taktik gelişmiş bilgisayar; terminal erişim kontrolörü; terminal taarrız kontrolü
Englisch - Englisch
comparatively late in a course of development; "the illness had reached an advanced stage"; "an advanced state of exhaustion
Advanced Access Content System
A standard for content distribution and digital rights management
Advanced Encryption Standard
A data encryption scheme which uses three different key sizes (128-bit, 192-bit, and 256-bit). AES was adopted by the U.S. government in 2002 as the encryption standard for protecting sensitive but unclassified electronic data
advanced
Simple past tense and past participle of advance
advanced
at or close to the state of the art
advanced
enhanced
advanced
something that has moved forward in time or space (e.g. advanced ignition timing)
advanced
in a late stage of development; greatly developed beyond an initial stage
advanced
pronounced farther to the front of the vocal tract
advanced traffic management
Technologies that monitor and manage traffic flow to improve transportation efficiency
advanced
{a} preferred, improved, asserted, moving forward, in front, old
Advanced Host Controller Interface
A technical standard defined by Intel that specifies the operation of Serial ATA (SATA) host bus adapters in a non-implementation-specific manner
Advanced
Allows you to set preferences that will change the set up which will affect all the aspects of Netscape
Advanced
(adj) - 1) far on in life or progress; 2) not elementary; 3) new and not yet generally accepted
Advanced
This is the highest level that can be attained on PACT It is defined by the state as: Very high score; well prepared to work at next grade level
Advanced
Ability to execute simple and difficult stitches in the technique Knowledge of color and design which will allow for exploration and creativity
Advanced
A level of attainment where the learner has mastered most of the structures and functions of the language and is able to move freely through several registers - there may be a working vocabulary of in excess of 3000 words
Advanced
 Students are able to apply concepts, skills, and strategies in more challenging situations   In addition, they are able to communicate their reasoning by providing convincing evidence
Advanced
situated ahead or going before; "an advance party"; "at that time the most advanced outpost was still east of the Rockies"
Advanced
A type of search on the library catalogue that allows you to enter more than one term (eg author and title) then limit your search and sort your results
Advanced
Characters
Advanced
comparatively late in a course of development; "the illness had reached an advanced stage"; "an advanced state of exhaustion"
Advanced
 Students are able to apply concepts, skills, and strategies in more challenging situations   In addition, they are able to communicate their reasoning by providing convincing evidence
Advanced Configuration and Power Interface
power management system developed by Intel Microsoft and Toshiba that allows a Windows operating system to control the amount of power provided to peripheral devices, ACPI (Computers)
Advanced Medium-Range Air-to-Air Missile
sophisticated air-to-air missile that is effective for medium distances (equipped with radar for target identification), AMRAAM
Advanced Micro Devices
company that manufactures processors for personal computers, AMD
Advanced Power Management
management of hardware and software in a manner that conserves electricity (Computers)
Advanced Research Projects Agency net
large communications network which preceded the Internet
Advanced SCSI Programming Interface
standard for SCSI hardware
Advanced Short Take-Off and Vertical Landing
takeoff and landing that requires a very short runway area (by some sophisticated combat airplanes), ASTOVL
Advanced Tactical Fighter
{i} type of sophisticated combat airplane (nickname comes from the original name for the F-22), ATF
Advanced level
A level
advanced
(of societies) highly developed especially in technology or industry; "advanced societies"; "an advanced country technologically"
advanced
In the van or front
advanced
In the front or before others, as regards progress or ideas; as, advanced opinions, advanced thinkers
advanced
Something that is at an advanced stage or level is at a late stage of development. `Medicare' is available to victims of advanced kidney disease
advanced
Far on in life or time
advanced
far along in time; "a man of advanced age"; "advanced in years"; "a ripe old age"; "the ripe age of 90"
advanced
at a higher level in training or knowledge or skill; "an advanced degree"; "an advanced text in physics"; "special seminars for small groups of advanced students at the University"
advanced
farther along in physical or mental development; "the child's skeletal age was classified as `advanced'"; "children in the advanced classes in elementary school read far above grade average"
advanced
ahead of the times; "the advanced teaching methods"; "had advanced views on the subject"; "a forward-looking corporation"; "is British industry innovative enough?
advanced
(of societies) highly developed especially in technology or industry; "advanced societies"; "an advanced country technologically" far along in time; "a man of advanced age"; "advanced in years"; "a ripe old age"; "the ripe age of 90" ahead in development; complex or intricate; "advanced technology"; "a sophisticated electronic control system" at a higher level in training or knowledge or skill; "an advanced degree"; "an advanced text in physics"; "special seminars for small groups of advanced students at the University" farther along in physical or mental development; "the child's skeletal age was classified as `advanced'"; "children in the advanced classes in elementary school read far above grade average" ahead of the times; "the advanced teaching methods"; "had advanced views on the subject"; "a forward-looking corporation"; "is British industry innovative enough?
advanced
ahead in development; complex or intricate; "advanced technology"; "a sophisticated electronic control system"
advanced
{s} progressive; modern
advanced
past of advance
advanced
An advanced system, method, or design is modern and has been developed from an earlier version of the same thing. Without more training or advanced technical skills, they'll lose their jobs. = up-to-date
advanced
A country that is advanced has reached a high level of industrial or technological development. a technologically advanced society
advanced
An advanced student has already learned the basic facts of a subject and is doing more difficult work. An advanced course of study is designed for such students. The course is suitable for beginners and advanced students elementary
advanced aerodrome
forward airfield
advanced age
old age, state of having lived for many years
advanced at full steam
moved forward at full speed
advanced cardiac life support
emergency treatment and equipment used to treat a severely irregular heartbeat, ACLS (Medicine)
advanced degree
A university degree, such as a master's or doctorate, that is higher than a bachelor's
advanced ideas
progressive thoughts, forward-thinking ideas, ideas which are ahead of their time
advanced in years
old, elderly, senior
advanced planning and scheduling
(Ticaret) (APS) A real-time tool combining material and capacity planning at the same time, as opposed to separate batch material and capacity runs. APS tools use finite scheduling and material availability data to schedule orders and demand. They can typically be used to evaluate the effect of adding single new orders into an existing schedule, and are often used as a short-term tool in conjunction with longer-term family level planning
advanced post
military post in a forward position
advanced pregnancy
period which is in the last three months of pregnancy
advanced research and development activity
an agency of the Intelligence Community that conducts advanced research and development related to information technology
advanced search
Allows both End Users and Staff to search remote OPACs and databases Menu options allow Users to select specific fields to search (like Author, Title, ISSN/ISBN) and to combine these fields using the Boolean operators AND, OR, AND NOT Note: Secondary Resources (e g CISTI, AMICUS, SOLS) can only be accessed using the Advanced Search
advanced search
as GB Pinyin: Results in GB English: Results in GB Big5 Pinyin: Results in Big5 English: Results in Big5 Unicode Pinyin: Results in Unicode English: Results in Unicode as whole dict field at start of dict field at end of dict field anywhere in dict field
advanced search
CSF Measurement in benchmarking
advanced search
Using words like AND, NEAR, or AND NOT as part of a search with a search engine These "Boolean terms" let you narrow a search that may initially have found too many hits or broaden a search that found too few Using words like AND, NEAR, or AND NOT as part of a search with a search engine These "Boolean terms" let you narrow a search that may initially have found too many hits or broaden a search that found too few
advanced search
A method of searching the SMD using multiple terms
advanced search
Any search containing more than one search criteria (i e All Notices by Recipient's Name AND Type of Location)
advanced search
A search of the Internet that uses combinations of more than one limiter and/or Boolean operator in the search term or query
advanced search
(WebDB Tutorial Guide; search in this book)
advanced search
(WebDB Tutorial Guide)
advanced shipping notification
(Ticaret) (ASN) A message, usually sent through EDI, from a vendor to a customer at the time of the vendor shipment that notifies the customer of the order, item and quantity information. Some customers may refuse receipt or penalize the vendor if the ASN is not communicated at shipment time or within a specified time frame
advanced slowly
moved forward at a slow pace, walked slowly
advanced stage
stage ahead, higher level
advanced standing
The status of a college student granted credit, usually after passing a qualifying test, for courses omitted or taken elsewhere
advanced studies
high-level university studies, studies for Master's or Doctorate degrees
advanced technology
modern technology, new and progressive technology, cutting-edge high technology
advanced training
training of soldiers in specialized methods of warfare suited to their units
be advanced to the rank of
be promoted to the position of (Military)
defense advanced research projects agency
the central research and development organization for the United States Department of Defense; responsible for developing new surveillance technologies since 9/11
holds advanced opinions
ahead of his time, has progressive ideas
in an advanced stage of pregnancy
in the third trimester
well-advanced
progressed tremendously
advanced(a)
Favoriten