Yeni yasa büyük bir reformdu.
- The new law was a major reform.
Gözetlemede muhtemelen büyük bir hata olduğunu zannediyorum.
- I think that it likely that there was a major fault in the lookout.
Golf sahaları su kirliliğinin başlıca sebeplerinden biridir.
- Golf courses are a major cause of water pollution.
O başlıca şikayetimdi.
- That was my major complaint.
Tom mimariyi asıl branş olarak seçiyor.
- Tom is majoring in architecture.
Kate asıl branş olarak Almancayı alıyor.
- Kate is majoring in German.
Tütün önemli ürünlerden biridir.
- Tobacco was one of their major crops.
O, senin önemli sorunundur.
- That is your major problem.
Asıl branş alanın nedir?
- What's your major field?
Tom Fransızcayı ana branş olarak seçmeye karar verdi.
- Tom decided to major in French.
Tom bir müzik majörü değil.
- Tom isn't a music major.
Binbaşıyı değiştirmeyi düşünüyorum.
- I'm thinking of changing majors.
Tom emekli bir hava kuvvetleri binbaşı.
- Tom is a retired air force major.
Binbaşı yüzbaşının üstündedir.
- A major is above a captain.
Esas branş olarak hangi konuyu seçtin?
- What subject do you major in?
Esas branşım orta çağ Avrupa tarihidir.
- My major is medieval European history.
This is Major Jones.
I have decided to major in mathematics.
... Let's start the economy, segment one. And let's begin with jobs. What are the major ...
... Today we're introducing 41 new features across three major ...