öneri

listen to the pronunciation of öneri
Türkisch - Englisch
offer

It stands to reason that I should decline the offer. - Öneriyi geri çevirmek zorunda olmam makul görünüyor.

The offer is too good to be turned down. - Öneri geri çevrilemeyecek kadar çok iyidir.

suggestion

Your suggestion seems reasonable. - Önerin makul görünüyor.

I approve the suggestion. - Ben, öneriyi onaylıyorum.

proposal

An executive council was formed to discuss the new proposal. - Yeni bir öneriyi tartışmak için bir yürütme kurulu oluşturuldu.

A more plausible proposal is the one Leech presented in conjunction with Emmet's theory. - Daha makul bir öneri Emmet'in teorisi ile ilgili Leech'in sunduğudur.

advice

She thanked him for his helpful advice. - Yararlı önerisi için ona teşekkür etti.

Do you have any more advice for me? - Benim için daha fazla önerin var mı?

counsel
pool
tendering
(Bilgisayar) bring-in
instigation
submission

We welcome submissions. - Önerileri memnuniyetle karşılıyoruz.

herb
(Meteoroloji) advisory
(Bilgisayar) recommendation

We provide legal advice and strategy recommendations to various public relation campaigns. - Çeşitli halkla ilişkiler kampanyalarına hukuki tavsiye ve strateji önerileri sunuyoruz.

The lack of credibility of a married writer’s recommendation to remain unmarried is the weak point of the book. - Evli bir yazarın bekar kalma önerisinin güvenilirlik eksikliği kitabın zayıf noktasıdır.

suggestion, proposal
overture
tender
tip

This article contains tips for those who are eager to increase their vocabulary. - Bu makale, kelime hazinesini artırmak isteyenler için öneriler içerir.

intimation
proffer
(Hukuk) proposal, premise
proposition

It's an indecent proposition. - Bu uygunsuz bir öneri.

I like your proposition. - Ben senin önerini seviyorum.

{i} offering

Mrs. Tanaka, the new teacher, is offering Japanese as an extra curricular activity twice a week to interested students. - Bayan Tanaka, yeni öğretmen, Japoncayı haftada iki kez ilgili öğrencilerine müfredat dışı etkinlik olarak öneriyor.

Are you offering me my job back? - Bana işimi geri mi öneriyorsun?

idea

I had a pretty good idea Tom wouldn't like my suggestion. - Tom'un önerimden hoşlanmayacağına dair oldukça iyi bir fikrim vardı.

{i} propose

How do you propose doing that? - Onu nasıl yapmayı öneriyorsun?

What do you propose instead? - Onun yerine ne önerirsin?

the proposal
{i} bid
öneri niteliğinde
advisory
öneri yok
(Bilgisayar) no suggestion
öneri çağrısı
(Bilgisayar) request for proposal
öneri yapmak
to make recommendations
öneri getirmek
bring forward a proposal
öneri götürmek
submit a proposal
öneri götürmek
bring forward a proposal
öneri götürmek
put forward a proposal
öneri niteliğinde
recommendatory
öneri sunmak
put forward a proposal
öneri sunmak
bring forward a proposal
öneri sunmak
offer a suggestion
öneri sunmak
put forward a suggestion
öneri sunmak
submit a proposal
öneri tasarısı
(Hukuk) draft proposal
öneri teklif etmek
offer a suggestion
Öneriler
suggestions

Are you open for suggestions? - Önerilere açık mısın?

Tom didn't like any of my suggestions. - Tom önerilerimden hiç birini beğenmedi.

kesin öneri
(Ticaret) firm offer
proje öneri ilanı
(Bilgisayar,Teknik) request for proposal
öneriler
guidelines
öneriler
recommendations
öneriler
offerings
iki kademeli öneri sunma
(Politika, Siyaset) two-stage submission
karşı öneri
counter motion
karşı öneri
counteroffer
karşı öneri
countermotion
karşı öneri
counterproposal
personel öneri sistemi
(Ticaret) employee suggestion system
tek kademeli öneri sunma
(Politika, Siyaset) one-stage submission
öneri
Favoriten