çekişmeli

listen to the pronunciation of çekişmeli
Türkisch - Englisch
{s} contentious

You're being contentious. - Sen çekişmeli davranıyorsun.

Discussions about religion are very often contentious. - Din hakkındaki tartışmalar sık sık çok çekişmeli.

phil. argumentative
difficult, marked by struggle
contentious; dingdong
arguable, debatable, contestable, contentious
marked by bickering
controversial
stormy
dog-eat-dog

It's a dog-eat-dog business we're in.

dingdong
litigious
çekiş
traction
çekiş
draw

She watched him draw a picture. - O, onun bir resim çekişini izledi.

çekişmeli yarışma
cliffhanger
çekiş
draft
çekiş
{i} hitch
çekiş
drive
çekiş
{i} pull
çekiş
contend
çekiş
haulage
çekiş
{i} hauling
çekiş
haul
çekiş
{s} tractive
çekiş
(İnşaat) rimpull
çekiş
draught
çekiş
{i} lug
çekiş
(İnşaat) drawbar pull
çekiş
{i} tug

Tom tugged on Mary's arm. - Tom Mary'nin kolunu çekiştirdi.

çekiş
pull, drive, hitch
çok çekişmeli
nip and tuck
Türkisch - Türkisch
Sert, çetin, zorlu bir biçimde
Çekişmeye yol açan
Sert, çetin, zorlu
çekiş
halk ağzında Ağız kavgası
çekiş
Çekme işi veya biçimi: "Bir düğümü bir çekişte açmak imkânını temin eden kesik ip ucunu bulunca durdular."- P. Safa
çekiş
Ağız kavgası, çekişme
çekiş
Yaylı çalgıların çalınış tekniğinde, yayın topuktan buruna doğru sürtülmesi
çekiş
Ağız kavgası
çekiş
Bir motorun çekme gücü
çekiş
Çekme işi veya biçimi
çekişmeli
Favoriten