We often hear it said that ours is essentially a tragic age.
- Biz genellikle, bizimkinin aslında trajik bir çağ olduğunun söylenildiğini duyuyoruz.
We are living in the atomic age.
- Biz atom çağında yaşıyoruz.
In order to return to our era, what should we do?
- Çağımıza geri dönmek için ne yapmalıyız?
We are in the era of atomic energy.
- Atom enerjisi çağındayız.
Salt was a rare and costly commodity in ancient times.
- Eski çağlarda tuz az bulunan ve maliyetli bir metaydı.
The Diaoyu Islands have been Chinese territory since ancient times.
- Diaoyu adaları çok eski çağlardan beri Çin toprağı olmuştur.
In this day and age, life without electricity is unimaginable.
- Bu çağda elektriksiz bir hayat düşünülemez.
He was regarded as the greatest writer of the day.
- Çağının en iyi yazarı olarak görülüyordu.
This book is a little out of date.
- Bu kitap biraz çağ dışı.
His ideas are up to date.
- Onun fikirleri çağdaş.
Salt was a rare and costly commodity in ancient times.
- Eski çağlarda tuz az bulunan ve maliyetli bir metaydı.
That castle was built in ancient times.
- O kale eski antik çağda inşa edilmiştir.