causing fear; of capable of causing fear; scary

listen to the pronunciation of causing fear; of capable of causing fear; scary
İngilizce - Türkçe

causing fear; of capable of causing fear; scary teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

frightening
{s} korkutucu

Gök gürültüsü bilimsel olarak açıklanmıştır, ve insanlar onun tanrıların insanlara kızgın olduğunun bir işareti olduğuna artık inanmıyorlar, bu yüzden gök gürültüsü de biraz daha az korkutucudur. - Thunder has been explained scientifically, and people no longer believe it is a sign that the gods are angry with them, so thunder, too, is a little less frightening.

Bu korkutucu bir beklenti. - That's a frightening prospect.

frightening
{f} korkut

Bu film çocuklar için korkutucu. - This movie is frightening to the children.

Bangi atlama korkutucu mu yoksa eğlenceli mi? - Is bungee jumping frightening or fun?

frightening
korkutarak
frightening
ürkünç
frightening
ürkütücü

Aşk tanıdığın biri için ürkütücü mü? - Is love frightening to anyone you know?

İman olmayan bir kişi ürkütücüdür. - A person without faith is frightening.

frightening
{s} korkunç
frightening
{s} dehşet verici

İngiltere'deki ayaklanma dehşet verici. - The rebellion in England is frightening.

frightening
korkutma
İngilizce - İngilizce
frightening
causing fear; of capable of causing fear; scary