bir daha

listen to the pronunciation of bir daha
Türkçe - İngilizce
once more
again

I will never fall in love again. - Bir daha asla âşık olmayacağım.

Please do that again. - Lütfen onu bir daha yap.

yet again
one more, once again, again
once again
over again

I don't want to lose Fadil all over again. - Fadıl'ı bir daha kaybetmek istemiyorum.

anew
another

I'd like you to take another look at this. - Buna bir daha bakmanı istiyorum.

Tom took another look at the picture. - Tom resme bir daha baktı.

no more
over

I'll never overlook your mistakes again. - Hatalarına bir daha asla göz yummayacağım.

I don't want to lose Fadil all over again. - Fadıl'ı bir daha kaybetmek istemiyorum.

one more

We can give it one more try. - Onu bir daha deneyebiliriz.

bir kez daha
once more

Read it once more, please. - Onu bir kez daha okuyun, lütfen.

Please say it once more. - Lütfen onu bir kez daha söyleyin.

bir kez daha
once again

She was late once again. - Bir kez daha geç kalmıştı.

France and Britain were at war once again. - Fransa ve İngiltere bir kez daha savaştaydı.

bir daha gözden geçirmek
revise
bir daha asla
nevermore
bir daha bölme
subdivision
bir daha gözden geçirme
(Hukuk) review
bir daha sözünü etmemek
draw the curtain over smth
bir daha yapmak
work over
bir kere daha
one more time
bir kere daha
encore
bir kez daha
one more time

I'll say it one more time. - Bir kez daha söyleyeceğim.

Read it one more time, please. - Onu bir kez daha okuyun, lütfen.

bir kez daha
(deyim) once and again
bir kez daha
on one occasion
bir kat daha
more
bir tane daha
one more
bir bardak çay daha rica ediyorum
I'd like another cup of tea
bir bu kadar daha
as many more
bir gömlek daha iyi
(deyim) cut above
bir kadeh daha alabilir miyim
Can I have another drink
bir kat daha
still more
bir kez daha
once more, yet again, once again
bir kez daha bölmek
subdivide
bir o kadar daha
as much again
bir porsiyon pilav daha lütfen
One more order of rice please
bir tane daha
another

Please show me another one. - Lütfen bana başka bir tane daha gösterin.

He finished the beer and ordered another. - O, birayı bitirdi ve bir tane daha ısmarladı.

bir tane daha bira lütfen
Another beer please
bir tane daha gümrük formu alabilir miyim
May I have another customs form
bir tane daha lütfen
one more please
bunun için daha önceden bir tedavi gördünüz mü
Have you previously been treated for it
daha aydınlık bir oda gösterir misiniz
Would you please show me a brighter room
daha az pahalı bir şey var mı
Is there anything less expensive
daha açık bir tonunu görmek istiyorum
I would like to see a lighter shade
daha basit bir model tercih ederim
I prefer a simpler style
daha büyük bir bot kiralamak istiyorum
I'd like to rent a larger boat
daha büyük bir oda gösterir misiniz
Would you please show me a larger room
daha büyük bir şeyleriniz var mı
Do you have anything larger
daha güçlü bir gözlük denemek istiyorum
I would like to try some stronger glasses
daha güçlü bir nedenle
a fortiori
daha iyi bir oda gösterir misiniz
Would you please show me a better room
daha iyi bir şey var mı
Is there anything better
daha kaliteli bir şeyleriniz var mı
Do you have anything of better quality
daha küçük bir oda gösterir misiniz
Would you please show me a smaller room
daha küçük bir şeyleriniz var mı
Do you have anything smaller
daha kısa bir şeyleriniz var mı
Do you have anything shorter
daha pahalı bir şeyleriniz var mı
Do you have anything more expensive
daha sessiz bir oda gösterir misiniz
Would you please show me a quieter room
daha ucuz bir oda gösterir misiniz
Would you please show me a cheaper room
daha ucuz bir şey var mı
Is there anything cheaper
daha ucuz bir şeyleriniz var mı
Do you have anything cheaper
daha uygun bir fiyat verebilir misiniz
Can you give me a better price
daha uzun bir şeyleriniz var mı
Do you have anything longer
daha önemli başka bir iş yüzünden yapmamak
overslaugh
düşünüp daha iyi bir yolunu bulmak
think up
lütfen bir daha tekrarlar mısınız
Say that once more please
lütfen bir tane daha havlu getirin
Please bring me another towel
lütfen bir tane daha yastık getirin
Please bring me another pillow
sen sen ol never: Sen sen ol, bir daha bunu yapma
Don't you ever do this again!
bir daha