kerem

listen to the pronunciation of kerem
Türkçe - İngilizce
(isim) Kindness
favour
favor
kerem etmek
Generous to
kerem buyurun
Please./I beg you
İngilizce - İngilizce
Türkçe - Türkçe
Soyluluk, ululuk, büyüklük, asalet
Kerem ile Aslı hikâyesindeki erkek kahraman
Bağış olarak verme, iyilik, lütuf: "Bir başka kerem beklemez artık gelecekten."- Y. K. Beyatlı
(Osmanlı Dönemi) İnsan hakkında vasıf sureti ile zikrolunursa; mehasin-i ahlâk ve ef'âl kasdolunur
(Osmanlı Dönemi) Kıymetli şeyleri kemal-i rıza-i nefisle verme
(Osmanlı Dönemi) Mecd ve şeref. *Cenab-ı Hakk'a atfolunursa eltaf ve ihsan-ı İlâhî kasdedilmiş olur
(Osmanlı Dönemi) Nefaset, izzet, şeref. Al-i-cenâbâne ihsan, inâyet
Bağış olarak verme, iyilik, lütuf: "Bir başka kerem beklemez artık gelecekten."- Y. K. Beyatlı
(Osmanlı Dönemi) cömertlik, lütuf, ihsan, inâyet, izzet, şeref
Bağış olarak verme, iyilik, lütuf
Killi toprak
(Osmanlı Dönemi) FAAL
KEREM ETMEK
(Osmanlı Dönemi) Müsâade etmek, lutfetmek. Razı olmak
kerem etmek
Bağışta, iyilikte bulunmak
kerem sahibi
İyi huylu, cömert
kesik kerem
Âşık Kerem'in ezgilerinde görülen yanık türkü dalı
CUD U KEREM
(Osmanlı Dönemi) Cömertlik, eli açıklık
kerem