be out of sorts

listen to the pronunciation of be out of sorts
İngilizce - Türkçe
bozuk çalmak
(deyim) Sinirleri üstünde olmak; huysuzluğu üstünde olmak; canı sıkkın olmak, keyfi yerinde olmamak
{k} sinirleri ayakta olmak
keyfi olmamak
be out of
{k} bozulmuş olmak
be out of
dışında bulunmak
be out of
tükenmiş olmak
be out of
dışında olmak
be out of
kalmamak
out of sorts
huysuz
out of sorts
keyifsiz
out of sorts
neşesiz
be out of
1. (bir şey) tükenmiş olmak, kalmamak: We´re out of gas. Benzinimiz bitti. By the time he reached the top of the hill he was out of breath. Yokuşun başına vardığında nefesi kesilmişti
out of sorts
(deyim) Sinirleri üstünde; huysuzluğu üstünde; canı sıkkın, keyifsiz
out of sorts
huzursuz
out of sorts
rahatsız
out of sorts
(deyim) rahatsiz,keyifsiz
to be out of sorts
keyfi olmamak
to be out of sorts
keyfi bozulmak
to be out of sorts
canı sıkkın olmak
İngilizce - İngilizce
(deyim) Be slightly unwell or unhappy
out of sorts
Irritable or somewhat unwell, with vague medical symptoms

My lads,” said he, “we’ve had a hot day and are all tired and out of sorts.”.

out of sorts
(deyim) Slightly unwell or unhappy
out of sorts
not in good health, not feeling well; moody, grouchy, grumpy
be out of sorts