There are very beautiful women.
- Çok güzel bayanlar var.
The women of France are beautiful.
- Fransa'nın bayanları güzeldir.
Where is the ladies' room?
- Bayanların odası nerede?
Ladies and gentlemen, I would like you to listen to my opinion.
- Baylar bayanlar, görüşüme kulak vermenizi istiyorum.
The lady is now drinking water.
- Bayan şimdi su içiyor.
The lady, whom you talked to, is my sister.
- Konuştuğun bayan benim kız kardeşimdir.
At your service, madam!
- Hizmetinizdeyim, bayan!
She is another Madame Curie.
- O başka bir Bayan Curie.
Children of Łazarz think their mother Felicja is the most beautiful woman in the world.
- Łazarz'nın çocukları, anneleri Felicja'nın dünyadaki en güzel bayan olduğunu düşünüyorlar.
I am married to a Polish woman.
- Polonyalı bir bayanla evlendim.
My boyfriend has a lot of female friends.
- Erkek arkadaşımın bir sürü bayan arkadaşı var.
Who's your favorite female rapper?
- Favori bayan repçin kim?
My wife sings in the ladies' choir.
- Karım bayanlar korosunda şarkı söylüyor.
A wife who can be quiet is a gift of God.
- Sessiz olabilen bir bayan eş Tanrının bir armağanıdır.
Miss Thomas teaches us history.
- Bayan Thomas bize tarih öğretiyor.
Do you know how old Miss Nakano is?
- Bayan Nakano'nun kaç yaşında olduğunu biliyor musun?
She is another Madame Curie.
- O başka bir Bayan Curie.
Michael is a man's name but Michelle is a lady's name.
- Michael bir erkek adıdır ama Michelle bir bayan adıdır.
The lady's behaviour was always dignified.
- Bayanın davranışı her zaman onurluydu.