The women of France are beautiful.
- Fransa'nın bayanları güzeldir.
There are very beautiful women.
- Çok güzel bayanlar var.
They made a fool of him in the presence of ladies.
- Bayanların huzurunda onu aptal yerine koydular.
Where is the ladies' room?
- Bayanların odası nerede?
The lady is now drinking water.
- Bayan şimdi su içiyor.
The boy, upon seeing a butterfly, proceeded to run after it, provoking the anger of his mother, who had ordered him to stay quiet while she gossiped with the lady next door.
- Çocuk kelebeği gördüğünde, onu kovalamaya girişti, bitişikteki bayanla sohbet ederken ona sessiz kalmasını söyleyen annesini kızdırdı.
At your service, madam!
- Hizmetinizdeyim, bayan!
I'm sorry, madam. There must be some mistake.
- Üzgünüm bayan. Bir hata olmalı.
My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
- Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
This letter is to the old woman.
- Bu mektup yaşlı bayanadır.
I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
- Çinli bayan arkadaşlarımın onları disipline sokmamdan hoşlandıklarını biliyorum.
My boyfriend has a lot of female friends.
- Erkek arkadaşımın bir sürü bayan arkadaşı var.
Mrs. Davis was anything but a perfect wife.
- Bayan Davis sadece mükemmel bir eşti.
A wife who can be quiet is a gift of God.
- Sessiz olabilen bir bayan eş Tanrının bir armağanıdır.
Miss Thomas teaches us history.
- Bayan Thomas bize tarih öğretiyor.
Miss White is liked by everyone.
- Bayan White herkes tarafından sevilir.
She is another Madame Curie.
- O başka bir Bayan Curie.
The lady's funeral was held at the local church.
- Bayanın cenazesi yerel kilisede düzenlendi.
Michael is a man's name but Michelle is a lady's name.
- Michael bir erkek adıdır ama Michelle bir bayan adıdır.