There are very beautiful women.
- Çok güzel bayanlar var.
The U.S. has won FIFA's Women's World Cup.
- Amerika Birleşik Devletleri FIFA'nın Bayanlar Dünya Kupasını kazandı.
Ladies and gentlemen, I would like you to listen to my opinion.
- Baylar bayanlar, görüşüme kulak vermenizi istiyorum.
They made a fool of him in the presence of ladies.
- Bayanların huzurunda onu aptal yerine koydular.
Don't get sassy with me young lady!
- Bana sırnaşmayın genç bayan!
The lady is now drinking water.
- Bayan şimdi su içiyor.
At your service, madam!
- Hizmetinizdeyim, bayan!
There is a madam here.
- Burada bir bayan var.
I am married to a Polish woman.
- Polonyalı bir bayanla evlendim.
My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
- Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
- Çinli bayan arkadaşlarımın onları disipline sokmamdan hoşlandıklarını biliyorum.
I don't understand why a video of two female singers kissing is getting so much attention.
- Öpüşen iki bayan şarkıcının bir videosunun neden bu kadar ilgi çektiğini anlamıyorum.
A wife who can be quiet is a gift of God.
- Sessiz olabilen bir bayan eş Tanrının bir armağanıdır.
My wife Lidia is a beautiful, clever woman.
- Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.
Miss White is liked by everyone.
- Bayan White herkes tarafından sevilir.
Miss Thomas teaches us history.
- Bayan Thomas bize tarih öğretiyor.
She is another Madame Curie.
- O başka bir Bayan Curie.
Michael is a man's name but Michelle is a lady's name.
- Michael bir erkek adıdır ama Michelle bir bayan adıdır.
The lady's behaviour was always dignified.
- Bayanın davranışı her zaman onurluydu.