There are very beautiful women.
- Çok güzel bayanlar var.
The 2011 Women's Soccer World Cup will end in Frankfurt, Germany.
- 2011 Bayanlar Futbol Dünya Kupası, Almanya'nın Frankfurt şehrinde sona erecek.
Where is the ladies' room?
- Bayanların odası nerede?
Ladies and gentlemen, please notify the people to stop contributing to global warming and use nature-friendly equipment.
- Bayanlar ve baylar, lütfen insanları küresel ısınmaya katkıda bulunmayı bırakmaları ve doğa dostu ekipmanlar kullanmaları için uyarın.
The lady, whom you talked to, is my sister.
- Konuştuğun bayan benim kız kardeşimdir.
The boy, upon seeing a butterfly, proceeded to run after it, provoking the anger of his mother, who had ordered him to stay quiet while she gossiped with the lady next door.
- Çocuk kelebeği gördüğünde, onu kovalamaya girişti, bitişikteki bayanla sohbet ederken ona sessiz kalmasını söyleyen annesini kızdırdı.
I'm sorry, madam. There must be some mistake.
- Üzgünüm bayan. Bir hata olmalı.
At your service, madam!
- Hizmetinizdeyim, bayan!
I am married to a Polish woman.
- Polonyalı bir bayanla evlendim.
This letter is to the old woman.
- Bu mektup yaşlı bayanadır.
Who's your favorite female rapper?
- Favori bayan repçin kim?
My boyfriend has a lot of female friends.
- Erkek arkadaşımın bir sürü bayan arkadaşı var.
Mrs. Davis was anything but a perfect wife.
- Bayan Davis sadece mükemmel bir eşti.
My wife sings in the ladies' choir.
- Karım bayanlar korosunda şarkı söylüyor.
Miss Thomas teaches us history.
- Bayan Thomas bize tarih öğretiyor.
Do you know how old Miss Nakano is?
- Bayan Nakano'nun kaç yaşında olduğunu biliyor musun?
She is another Madame Curie.
- O başka bir Bayan Curie.
The lady's behaviour was always dignified.
- Bayanın davranışı her zaman onurluydu.
Michael is a man's name but Michelle is a lady's name.
- Michael bir erkek adıdır ama Michelle bir bayan adıdır.