aynı anda

listen to the pronunciation of aynı anda
Türkçe - İngilizce
meanwhile
simultaneously

Everything happened simultaneously. - Her şey aynı anda oldu.

Tom and Mary answered simultaneously. - Tom ve Mary aynı anda cevapladı.

at the same time

They arrived in Paris at the same time. - Onlar aynı anda Paris'e vardılar.

Tom can play the harmonica and the guitar at the same time. - Tom, armonika ve gitarı aynı anda çalabilir.

in tandem
together
simul
at once

Don't do two things at once. - İki şeyi aynı anda yapma.

All at once the lights went out. - Aynı anda ışıklar kesildi.

(Nükleer Bilimler) simultaneous

Everything happened simultaneously. - Her şey aynı anda oldu.

Tom and Mary answered simultaneously. - Tom ve Mary aynı anda cevapladı.

aynı anda olma
concurrent
aynı anda olmak
synchronize
aynı anda birkaç işlem yapabilme
time sharing
aynı anda her yerde bulunma
ubiquity
aynı anda iki zıt şeye inanma
double think
aynı anda olmak
concur
aynı anda yapmak
accompany
hep birlikte ve aynı anda
in chorus
iki telden aynı anda ses çıkarmak
double stop
radyo ve televizyondan aynı anda yayınlanan yayın
simulcast
aynı anda