arada sırada

listen to the pronunciation of arada sırada
Türkçe - İngilizce
occasionally
occasionally, now and then, now and again
now and again
(deyim) few and far between
ever and anon
off and on
from time to time
between whiles
every now and then
sometimes
betweenwhiles
every so often
now and then

Every now and then they went shopping together. - Arada sırada birlikte alışverişe gittiler.

It's good to put yourself in someone else's place now and then. - Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.

(deyim) every once in a while

Alice calls us every now and then.

betweentimes
ab
ara sıra
sometimes

Lucy sometimes visits May. - Lucy ara sıra May'i ziyaret eder.

Do you sometimes study in the library? - Ara sıra kütüphanede ders çalışıyor musun?

ara sıra
occasionally

I run into Tom occasionally. - Ara sıra Tom'a rastlarım.

Even now, I occasionally think I'd like to see you. Not the you that you are today, but the you I remember from the past. - Şimdi bile, ara sıra seni görmek istediğimi düşünüyorum. Fakat bugünkü seni değil geçmişten hatırladığım seni.

arada sırada olan
occasional
arada sırada acıyor
It only hurts now and then
arada sırada görülen
sporadic
ara sıra
from time to time

My uncle comes to see me from time to time. - Amcam ara sıra beni görmeye gelir.

My son came to see me from time to time. - Ara sıra oğlum beni ziyarete geliyordu.

ara sıra
once in a while

Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise. - Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.

Tom goes to Boston every once in a while. - Tom ara sıra Boston'a gider.

ara sıra
here and there
ara sıra
(deyim) few and far between
ara sıra
ever and none
ara sıra
every now and again
ara sıra
sporadic

Does the error occur regularly or sporadically? Is the error reproducible? - Hata düzenli olarak mı yoksa ara sıra mı meydana geliyor? Hata yeniden üretilebilir mi?

ara sıra
now and again

Let me hear from you now and again, will you? - Ara sıra senden haber almama izin ver, verecek misin?

ara sıra
every so often
ara sıra
off and on

It has been raining off and on. - Ara sıra yağmur yağıyor.

Tom and Mary have been dating off and on for a year. - Tom ve Mary bir yıldır ara sıra çıkıyorlardı.

ara sıra
on and off

It has been raining on and off since last night. - Dün geceden beri ara sıra yağmur yağıyor.

It has been raining on and off since this morning. - Bu sabahtan beri ara sıra yağmur yağıyor.

ara sıra
on occasion

I am absent from school on occasion. - Ara sıra okula gitmem.

They eat meat on occasion. - Onlar ara sıra et yerler.

ara sıra
every now and then

Tom comes to visit us every now and then. - Tom ara sıra bizi ziyarete gelir.

Tom enjoys a glass of wine every now and then. - Tom ara sıra bir bardak şarabı sever.

ara sıra
in snatches
ara sıra
now and then

I like to ride a horse now and then. - Ara sıra ata binmeyi severim.

I meet her at school now and then. - Ara sıra onunla okulda karşılaşırım.

ara sıra
every once in a while

Tom comes to visit me every once in a while. - Tom ara sıra beni ziyaret etmeye gelir.

Tom and I run into each other at the supermarket every once in a while. - Tom ve ben ara sıra süpermarkette birbirimize rastlıyoruz.

ara sıra
ever and anon
ara sıra
betweenwhiles
ara sıra
in places
ara sıra
interval
ara sıra
from time to time, now and then, at times, on and off, every so often
ara sıra
by snatches
ara sıra
betweentimes
ara sıra
while

I hear from him once in a while. - Ara sıra ondan haber alırım.

Tom goes to Boston every once in a while. - Tom ara sıra Boston'a gider.

Türkçe - Türkçe

arada sırada teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

ara sıra
Seyrek olarak, zaman zaman

Harabeyi dolaşırken ara sıra perişan kalabalıklara rast geliyoruz.- F. R. Atay.

Ara sıra
çat pat
arada sırada