Balon yavaş yavaş indi.
- The balloon descended slowly.
Tom baş aşağı yavaş yavaş yürüyordu.
- Tom was walking slowly with his head down.
O, basamakları yavaşça tırmandı.
- He went up the steps slowly.
Mary Japonjayı yavaşça konuştu.
- Mary spoke Japanese slowly.
Lütfen daha yavaş konuşabilir misin?
- Could you speak more slowly, please?
Daha yavaş konuşabilir misiniz?
- Can you speak more slowly?
Lütfen daha yavaş konuşun.
- Speak slower, please.
Lütfen daha yavaş konuşabilir misin?
- Could you speak more slowly, please?
Döner kavşağın amacı trafiği yavaşlatmaktır.
- The purpose of a roundabout is to slow down traffic.
Ağır öğrenenler sık sık okula gitmek istemezler.
- Slow learners often don't want to go to school.
Şimdi ağırdan alıyorum.
- I'm taking it slow right now.
Geçen ay iş biraz yavaştı.
- Business was a little slow last month.
Çocukluk çağında, zaman yavaş olarak geçer.
- In childhood, time passes slowly.
Biraz yavaşlamak isteyebilirsin.
- You may want to slow down a bit.
Yavaşlamak zorundayız.
- We have to slow down.
İşler gerçekten kesatlaştı.
- Business has really slowed down.
Bu günlerde iş çok kesat.
- Business is so slow these days.
Tom golf sever ama Mary onun yavaş ve sıkıcı olduğunu düşünüyor.
- Tom likes golf, but Mary thinks it's slow and boring.
Oyun yavaş ve sıkıcıydı.
- The game was slow, and it was also boring.
Saatim beş dakika geri kalmış.
- My watch is five minutes slow.
Saat on dakika geri kalmış.
- The clock is ten minutes slow.
Yavaşlamamız gerekmiyor mu?
- Shouldn't we slow down?
Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.
- Ambulances don't have to stop at red lights, but they usually slow down.
Saat on dakika geri kalmış.
- The clock is ten minutes slow.
Sebebi saatimin beş dakika geri kalmasıydı.
- That was because my watch was five minutes slow.
O benden ayrılıyordu ve yavaş yavaş yürüyordu.
- She was leaving and was walking slowly from me.
Tom baş aşağı yavaş yavaş yürüyordu.
- Tom was walking slowly with his head down.
Please speak more slowly!
- Please speak more slowly.
Speak more slowly, please.
- Speak more slowly, please!
He that is slow to wrath is of great understanding. --Prov. xiv. 29.
These changes in the heavens, though slow, produced Like change on sea and land, sidereal blast. --Milton.
John is very slow; he is ten seconds behind everybody else when it comes to math.
That clock is slow.
a slow train.
I'm just sitting here with a desk of cards, enjoying a slow afternoon.
... Well, the economy is still growing slow. As a matter of fact, it's growing much more slowly ...
... But I think we're all going to get there slowly. ...